-
kızlar yemin ediyorum o puanlara bakıp güvendiğimiz mağaza rozetleri tamamen göz boyama. hayır yani nasıl oluyor da kargoya veriliş süresi hemen yazan o tatlış butik, benim büyük bir hevesle aldığım o elbiseyi tam sekiz gün boyunca deposunda rehin tutabiliyor? satıcıya soru soruyorum, bana kopyala yapıştır sevgi pıtırcığı bir mesaj atıyorlar ama siparişim nerede asssla belli değil. stresten kargo takip ekranına baka baka yaşlandım resmen.
bir de haftalar sonra gelen paketin içine yarım porsiyon nescafe ya da tek bir haribo atıp şirinlik yaparak beş yıldız dileniyorlar. canım benim, sen benim acil giymem gereken kıyafeti ben evde sinir krizi geçirdikten sonra gönderdin, ben o kahveyi ne yapayım? işin en komik tarafı da parayla sinir hastası olma simülasyonu yaşadığımızı bile bile, sepetteki o üç kuruşluk indirim kuponunu görünce yine kendimizi o satıcıların kucağına bırakmamız.
- bugün (25)
- mülakatta burç soran vizyonsuz ik kızı
- 5g dalgalarının gözenekleri büyütmesi
- carrefour kasasındaki indirim yalanı
- booking türkiye otel yorumlarındaki akıl tutulması
- sgk koridorlarında geçen gençliğim
- e devlet randevu sisteminin gençliğimi sömürmesi
- beşiktaş erkeği vs trabzonspor erkeği
- trendyol express kargonun ışık hızında gelmesi
- deprem korkusundan saç beyazlatmak
- migros kozmetik reyonunda yaşanan varoluşsal kriz
- yks stresinden 18 yaşında çökmek
- tecilli erkek rahatlığı
- evliliğin altın vuruşu olarak çocuk yapmak
- media markt garanti sürecinde yaşlanmak
- pınar et e kocamdan daha çok güvenmem
- kedi mi köpek mi sorusuna köpek diyen erkek
- bursada otobüse binerken böbrek bırakmak
- hepsiburada nın kargomu çeyizime saklaması
- bekarlığın evliliğe açık ara fark atması
- carrefour sarı etiket illüzyonu
- basketbol varken futbol izleyen vizyonsuz erkek
- sunexpress in 15 kilo bagaj hakkı saçmalığı
- ucuz tatil yapacağım diye gençliğini çürütmek
- akbank müşteri hizmetleri ile yaşanan sinir krizi
- sunexpress in minicik bagaj hakkı travması