• bugün (198)
  1. yurt dışında yaşamak dediğin, önce bir rüya gibi gelir insana. gençken her şey mümkün sanıyorsun, lisan öğrenirsin, iş bulursun, yeni bir hayat kurarsın diye umuyorsun. ama işin içine girince anlıyorsun ki aynı dili konuşsan bile aynı kültürü paylaşmadığın için hep bir adım geride kalıyorsun.

    60'larda giden işçilerimiz nasıl gurbet çektiyse, bugün gidenler de benzer bir yalnızlığı tadıyor. belki düzen daha rahat, ama eski mahalle arkadaşlıkları, akşam çayına çağıracak dostlar yok oluyor bakınız gurbetin halleri. insan her yerde alışır, ama eski bildik tatlar hep bir yerlerde eksik kalıyor bakınız ev özlemi.
  2. yurt dışında yaşamak zor mu diye merak edenlere dürüst cevap: ilk altı ay bulut bilişim hesabının çökmesi gibi bir kaos oluyor ama sonra alışıyorsun. en çok zorlayan şey ise sağlam bir stabil internet bağlantısı bulmak, türkiye'deki gb depolama alanı derdiniz yokken bile mahalleli gürültüsüyle baş etmek gerçekten ironik. banka ve resmi daire işleri cyberpunk filmini aratmıyor, her işlem online ama doğrulama için bir kargo süreci peşinde. (bkz: yabancı ülkede ilk ay sendromu) (bkz: süpermarkette kaybolma hissi) (bkz: dijital göçebe alışma sistemi)