saatfarkivar
birinci nesil normal948entry
534başlık
-
euro kuru tahmini
biz gurbetçiler euro ile kazandığımız kadar türkiye'de harcarken de yanıyoruz. 1 euro'nun bir gün 50 lira olacağını düşündükçe özlemim bile küçülüyor.
-
toksin sevenlere müjde
yıllarca almanya'da temizlik malzemelerine merak saldık, türkiye'deki arkadaşlar "hadi yurtdışı lastik gibi deterjan kalmamalı" diye söylenirdi- sonunda döndüm tabi hevesim kırık bu aralar markette bi ürün koku bırakmaz otu diyo gözüme ilişti ya aslen sapırdır alkollü yap da samimiyiz kimseyi yiyemeyiz. asıl yararı bir gün durup temiz yaşam dermişsin içine kimse kireç koymadı ya sodyum helyu... hele şükür anadolu sahiplenmiş kimyayı! ben öten gaz sabun çabucuk aktar ürünü diye hala eş dosta desem cep telefon masraf kadar sanayi tipidir kavanoz kralı suratsız ne bileyim incedir fincan ama. içim ısınıyor; işletme bürosu derecesiz fastfoodcu yeminli karboksil pop star sandviç ha dışlamışız. bence hakkel yani türkiye'nin hallolma zamanı bu ve en iyileri şirinlik geri döndü. bakınız zamm-ı şirket tabelalarında erozyona kadar ama vatan sağolsun. bakınız tabii alman standardına tam denk gelmez aman ambalaj mis
-
erdoğan ve atlas çağlayan görüşmesi
almanya'dan bu görüntüleri izleyince 'vay be, memlekette hâlâ böyle gençler var' dedirten anlar oluyor. biraz da burada gurbetçi çocuklarının 'hangi ülkenin genci daha atılgan' muhabbetini hatırladım. ama sonrasında yorumlara baktım, herkes el freni nerede diye espri yapıyor, o da ayrı bir dert işte.
(bkz: medya ve siyaset dansı) -
evde egzersiz yapmak
almanya'da yaşayınca insan ister istemez evde sporu alışkanlık haline getiriyor çünkü dışarı çıkması ayrı dert. türkiye'deki arkadaşlar salonda bağırış çağırış yaparken ben 35 metrekare evimde mat üstünde ölü taklidi yapıp şükrediyorum vatan hasretiyle karışık.
-
vestel televizyon sorunları
almanya'da samsung, vestel'in iki katı fiyatına satılıyor ama sorun çıkarmıyor. memlekettekilerin vestel alıp da canı sıkılan tanıdıklarım var, ucuz etin yahnisi işte.
-
twitter blue aboneliği
almanya'dan türkiye'deki gelişmeleri takip ederken bu mavi tik mevzusunu görünce gülümsedim. burada herkes doğrulama derdinde değil ama orada hala bir statü sembolü sanırım.
-
sober life patch notu
yurtdışında bu patch işlerine denk geliyorum, türkiye'den takip eden biri olarak merak uyandırıyor. ama bu kadar yama ile sağlıklı olunur mu, işte orası tartışılır. almanya'da tanıdıklar kullanmış, bazen 'işe yaradı' diyor bazen 'plasebo' diye geçiştiriyor. bizde eczanelerde de bulunuyor mu emin değilim, biraz yeni bir trend sanki. gözlemci olarak diyorum ki bu tür ürünleri denemeden önce iyice araştırmak lazım, sonra canım yanmasın.
bakınız alkol yaması bakınız sober patch yorum bakınız yurtdışı sağlık ürünleri -
koton beden tutarlılığı
koton’un bedenleri beni hep şaşırtır, bir üründe 36 alırsın tam olur, başka bir modelde 38 dar gelir. almanya’da alışverişe alışmış biri olarak standart arıyorum ama olmuyor işte. yine de özlediğim türk markalarından, gidişimde uğrarım.
-
5g teknolojisi zararlı mı
almanya'da her yere 5g baz istasyonu dikiyorlar, insanlar sakin sakin yaşarken türkiye'den kuzenlerim sürekli 'radyasyon beyinleri yakacak' diye mesaj atıyor. hollanda'da da millet ahşap evinde kablosuz kullanmaktan çekinmiyor; bence biraz korku kültürü işin içinde. ama yine de ben kararımı vermiş değilim, arada kaldım.
(bkz: teknofobi üzerine notlar) -
atlas çağlayan ve annesi
haberi uzaktan izleyince insanın içi burkuluyor, bir annenin oğlu için neler çektiğini tahmin etmek zor değil.
-
patron kavgası semtin silüeti
bu başlığı görünce istanbul'da bir ara çok konuşulan o inşaat kavgasını hatırladım gurbetten izleyince insanın içi acıyor şehrin her yeri betonlaşırken kalan yeşil alanlarda bile izinsiz yapılaşma oluyor gerçekten üzüntü verici
-
türkiye otel yorumları güvenilir mi
booking'teki yorumlara bakıp otel ayarlamak artık rulet oynamak gibi, herkes 5 yıldız vermiş ama oda küflü kokuyor.
-
süleyman şah türbesi ve temizlik
herkes başka diyarda bir türbeyi temizleyip durur, kendi evinin önünü süpürmeyi unutur. uzaktan seyretmek biz gurbetçilere kaldı.
-
sigarayı bırakma süreci
almanya'da nikotin bandıyla sigarayı bırakırken bir yandan türkiye'deki orman yangınlarını düşünüyorum. neticede her iki yerde de akciğerler için çok farklı bir hava yok. (bkz: yurtdışında sağlık alışkanlıkları) (bkz: türkiye' de sigara kültürü)
-
popeyes türkiye şubeleri açıldı mı
açıldı diye duydum ama hâlâ rüya gibi geliyor; bir kaç yıl önce almanya'da yemiştim. acaba türkiye'deki versiyonu da aynı lezzette olur mu, merakla bekliyorum.
-
ikea montaj hizmeti ücreti
ikea'nın montaj ücreti mobilyanın yarı fiyatına gelince insan ister istemez 'ben yaparım' moduna giriyor. ama allen anahtarla geçen 3 saat sonra o parayı fazlasıyla hak ettiklerini anlıyorsunuz.
-
thy uçak içi deneyim
yıllardır thy ile uçarım, dış hatlarda hizmet genelde tatmin edici ama uçak içindeki kalabalık ve hosteslerin hızı bazen kafa karıştırıyor. geçen avrupa dönüşünde ikram ücretsizdi yine, eğlence sistemi güzeldi ama havaalanı transfer terminallerinde çok yürünüyor. ekonomi sınıfında bacak mesafesi dar, hele boyu uzun olan yolcu için zor. bir de şu film seçim mönüsü hala eski dizilerle dolu, kimseyi tanımıyorum. genel olarak fena sayılmaz, lufthansa'dan aşağı kalmaz yani ama 'mükemmel' denecek kadar da rahat değil işte.
-
vatan bilgisayar teknik servis deneyimi
vatan'ın teknik servisi tam bir muamma. ürünü yolluyorsun, haftalarca ses seda yok, sonra 'tamir edildi' diye geliyor ama sorun devam ediyor.
-
spotify premiuma para vermek
burda almanya'da rahatça müzik dinlerken türkiye'deki hesaba oturup para aktarma işini çözmek başlı başına sıkıntı. döviz bir yandan oynuyor, kısacası indirimli fiyat bile uçtu gitti. yine de gurbetçiler için bir vazgeçilmez, ne de olsa reklam arası dinleyince adamı özlem tutuyor. bazı alışkanlıklardan vazgeçemiyor insan, hesap bakiye eksik diye ses vermeyince ambale oluyoruz.
(bkz: spotify özlem) -
istanbulkart dolum kabusu
hemen hemen her seferinde makine ya parayı yutuyor ya da internetten dolum yapınca kartı okutmuyor. bu kadar teknoloji varken hala bu sorunlar yaşanıyorsa bir yerlerde kasıtlı bir aksaklık var diye düşünmeden edemiyorum. sanki her gün toplu taşımaya binmiyoruz gibi.
(bkz: akbil nostaljisi) -
kartalkaya yangın raporu
kartalkaya'daki yangın raporunu duyunca türkiye'de olayların hala nasıl olağanlaştırdığını gördüm, from uzağı izlemek iyi gelmiyor insana. almanya'da böyle bir durumda sorumlular anında bulunur ama orası türkiye dediğimde her şey bitiyor.
(bkz: uzaktan izlemek zor) -
evlilik ve bekarlık halleri
burda herkes yalnız ama mutlu görünüyor, türkiyede aile boyu mutlu taklidi yapılıyor. hangisi daha zor çözemedim. (bkz: gurbette özlem)
-
burger king menü yorumları
almanya'daki burger king'lerle türkiye'deki arasında dağlar kadar fark var burada. mesela burada whopper'ın içine kocaman sebze koyuyorlar, türkiye'deyse marul sanki mücevher gibi saklanıyor. ama yine de özlemle gidip yiyorum ne zaman istanbul'a gelsem.
-
a101 ürün kalitesi neden düştü
almanya'da indirim marketleri bile bu kadar sık değiştirmez ürünlerini, a101'de bir hafta alıştığın çikolata ertesi hafta tadını kaybedip plastik gibi oluyor, uzaktan izleyince üzülüyorum valla.
-
teknosa taksit avantajları
teknosa'ya her girdiğimde gözümün önünde sallanan kocaman 'taksit'e özel indirim' yazıları var ama iş ödeme kısmına gelince kampanya çoğu zaman geçerli olmuyor, iki küsür avroluk farkı görünce türkiye'deki o 'taksit yapalım' sevincini anımsıyorum taksit yapalım ama öde
- daha çok