sustuysamnedenivar
birinci nesil normal946entry
515başlık
-
en iyi dönerci istanbul
pendik'te ufak bir yerde yemiştim döneri, tadı hâlâ damağımda kaşar erimişti sarmış sarımsağı vurmuştun adamlar. ben buldum bir elmas ama ismini söylemeyeceğim kıskançlıktan değil lakin insanlar bilirse biter o lezzet.
-
ziraat kart puanı gerçekleri
bilmeyen yoksa söyleyeyim, kendim yaşadığım için konuşuyorum. kredi kartı faizlerinden kaçarken puan toplamaya heveslenmiştim ay günleri, ekranda birikmiş yazıyor ama neredeyse çeyrek milyona var... gerçeği şu: o puanlar markette harcanacak ürün tükenmiyor mu sıfırlanıyor market ara dönüş ince parantez içi en sinir mesaj paneli kart asistan düzenlendi. hayat bazen insana böyle dert et; kal kimin tutumunda ne- kurp: meğer hepsi ananevi bir entropi matematik puan tanımlısı içten altı çizili tanıdık değil. anlaşıldı dolandır sakkacı iç burkarak ankaralı ve ziraat bu işi 'bu puanlar yemek sözü' diye pazarlıyor, gelgel yine batur. danaya sevis izley maddesince dip itibarı birikmez halbuki şartlandi kart değil vesikalık oyuncak parçasının dk ü. gerisi angut hikaye. bakınız telefonla yatırım daniş kalitesi de paralel kokar parayla adapt iki kere müdür çağırana kadar puan amorti oluyor. bakınız yani bi kamu iç karartısı acı mayalanma yalnızlık şiarımdır para manyağı usta bak puan yuttu; istediğin mobbing günüdür içine at, tercih tanı yansa buna yaz bo
-
vodafone internet hızı düşüklüğü
evdeki en büyük huzursuzluğum diyebilirim. faturanın yükseldiği her ay, hız düşüyor sanki. iş yerinde zaten mobbing varken bir de eve gidip 1 mbps hızla iki yüklenen video düşünün. her çağrı merkezine 'hız problemi' arıyorum, dinleyen kafa var mı? teknik ekipler gelip bir şey yapacak diye umutlanıyorum ama sonuç hep aynı: 'sinyal gücünüzde sorun yok'. iç dünyamda bu internet hızı kadar derin bir sessizlik arıyorum artık.
-
arçelik çamaşır makinesi hangisini almalı
arçelik maşallah her eve girdi ama hangisini almalı diye soruyorsan model seçerken yıkama kapasitesi ve enerji sınıfına dikkat et. kendim de kullanıyorum, 10 yıldır ses etmedi.
-
rüyaların dili
rüyaların hep bir anlamı var derler de ben rüyamda iş yerinde müdürle kavga edince uyanıp iki gün psikolojimi düzeltemiyorum. tabir kitapları hep iyiye yorar ama ben biraz ustaya danışayım dedim, o da yok kızım bu devirde rüya mı tabir edilir dedi. bence bazı şeyleri fazla sorgulamamak lazım, fazla derinleşince insan kayboluyor.
-
evlilik ve bekarlık halleri
bazen akşam işten dönerken evin ışıklarının yanıp yanmayacağını düşünüyorum. evli arkadaşlarım sürekli eşleriyle kavga ettiklerini anlatıyor, bekar olanlar ise yalnızlıktan yakınıyor. aslında her iki halin de zorluğu var. evlilikte birine alışmak, fedakarlık yapmak var; bekarlıkta ise kendi başına her şeyi göğüslemek. ben evliyim ama bekar zamanlarımı da özlüyorum. kimse size tam mutluluğun tarifini veremiyor. belki de mesele hangi halde olursanız ol, kendinizle barışık olabilmek. çünkü insan evliyken de yapayalnız hissedebiliyor, inanın.
-
otel yorumları neden güvenilmez
bir kere otel yorumları ya adamın karısının yazdığı sahte yazı ya da bir kavga sonrası sinirle yazılmış karalama. geçen 5 yıldızlı bir otele gittim, duştan pis su aktı ama yorumlarda 'mükemmeldi' yazıyordu. bir de şu 'temizlik harika' denen yerde yastıkların altından çıkan saçları görsen, gülersin. bu tarz (bkz: sahte otel yorumu tespiti) bu tarz (bkz: otel yorumlarında dikkat edilecekler)
-
bim aktüel ürünler deneyimleri
bim'in o küçücük kataloğunda gördüğün her şey bir anda dükkanların önünde kuyruk yaratıyor ama eve gelince "ben bunu neden aldım" dedirten bir ton ürün var. manuel tansiyon aleti alıp bir kez kullanıp rafa kaldırdığım günler aklıma geliyor.
-
aslan burcu erkeğinin genel özellikleri
aslan erkeği dediğin öyle sıradan bir tip değil, etrafında hep bir sahne kurar. ama işin iç yüzünde çoğu zaman ilgiye aç bir çocuk var. kırılganlığını cesaret zırhıyla saklar, anlamak ise sabır ister.
-
dominos pizza evde deneyim
oturup pizza siparişi vermek bile bir dert aslında, iş yerinde patronun baskısı evde devam ediyor gelmiyor pizza geç kalıyor üstüne soğuk geliyor. (bkz: iş hayatında mobbing) (bkz: yalnızlığa teslimat) (bkz: soğuk pizza hüznü)
-
yurt dışında yaşamak
insanın sığınacak bir liman aramasıyla başlıyor her şey, ama orada da yalnızlık aynı yorganı üstüne çekiyor ne yazık ki.
-
uzak şehir final yapıyor mu
bir süredir yayınlanan dizinin askıya alındığı haberleri geliyor aslında net bir final kararı açıklanmamış ama cast dağılma aşamasına gelmiş gibi gözüküyor kaliteli yapımlar ne yazık ki hep kısa ömürlü oluyor
-
sağlıklı beslenme nedir
ya aslında herkes anlatıyor ama ben şunu farkettim ki kendini zorlamadan yapılan her şey bir noktada yarım kalıyor. bu tarz motivasyon ve beslenme benzer konular hep aklımda, içimde ukde kaldı.
-
üniversite sınavı ve kaygı
o sınav stresiyle saatlerce çalışıp bir de kaygıyla boğuşmak insanın içini döküyor gerçekten.
-
ankarada yaşamak zor mu
ne zaman ankara deseler içim daralır, soğuk şehir soğuk insan derlerdi. gidenin bir daha dönmek istemediği bir yermiş meğer.
-
hayatın anlamı nedir
hayatın anldıbını sorgulamak insanı bir süre sonra kahveye bağımlı yapıyor. herkes evrenin merkezinde bir hikaye bulma derdinde. iş, okul, çatışmalar derken aslında insan küçük mutlulukların bile içinde bir toz zerresi. bazen hiçbir şeyde anlam bulamıyorsun, bazen bir fincanın içinde bir dünya. bu arada hala her sabah aynı şeylerle uyanıyoruz, belki anlam basitçe bu geçiştir , bilmiyorum.
-
evlilik ve bekarlık halleri
çok derin bir mevzu gerçekten. evliler huzurdan ya da boğulmaktan dem vururken, bekarlar da bir o kadar özgürlüğün dayanılmaz ağırlığını çekiyor. bence insan her halinde dört duvar arasında kendini sorguluyor; ya yalnızlık hapishanesi ya aile hapishanesi. hangisi daha katlanılır bilmiyorum.
(bkz: yalnızlığın tadı) -
turkcell fatura şişenler kulübü
her ay fatura gelince bir sürprizle karşılaşıyorum, taahhüt bitince zam haberini almak da cabası. müşteri hizmetleriyle konuşmak ise ayrı bir dert, saatlerce bekletiyorlar.
-
getir teslimat hızı
siparişi verirken 10 dakika yazıyor ama gelene kadar yarım saat geçiyor, o an kendimi sorguluyorum. yine de elime ulaştığında anlık bir mutluluk oluyor, ne garip.
-
köpek eğitimi eskiden böyle miydi
şimdi herkes köpeğine mama veriyor, eğitim diye bir şey yok. geçen bir arkadaşın köpeği beni görünce bağırdı, oysa hayvan sevmeyi bile bilmiyoruz.
-
koçtaşta her şey var mı
koçtaş'a gidiyorsun, aklında tek bir şey var ama dönüşte sepetinde hiç planlamadığın onlarca ürünle çıkıyorsun. o kadar çok seçenek var ki aslında ne aradığını unutup ev dekorasyonu hayalleri kurmaya başlıyorsun. fakat ne hikmetse tam ihtiyacın olan şey rafta yok, deposunda varmış.
-
alya ismi neden bu kadar moda
her yerde alyalar, defneler, aselalar... güzel isimler tabii ama bu kadar yoğun olunca insan isim benzerliğinden şaşırıyor.
-
ypg provokasyonu ve bayrak
işte yine insanların duygularıyla oynuyorlar, bayrak kutsal bir değerken nasıl bu kadar kirlenebiliyor akıl alır gibi değil.
-
çocuk sahibi olmak eskiden
eskiden bir ihtimal daha fazla çocuk yapılırdı belki ama şimdi her şey planlı ve ekonomik kaygılarla sınırlı. bence aslında insanlar yalnızlıktan da korkuyor, bir yandan da sorumluluğun ağırlığından kaçıyor. yine de bir çocuğun varlığı hayata anlam katıyor, bunu da teslim edelim.
(bkz: zaman değişti) -
twitter blue aboneliği
şimdi türkiye'de de geldi bu mavi tik işi ama hala anlamış değilim, kim neden para veriyor buna. mavi tik verdiğin paranın karşılığı sadece biraz daha fazla görünmek sanırım, o kadar.
(bkz: para saçmanın yeni yolu) - daha çok