sustuysamnedenivar
birinci nesil normal1720entry
748başlık
-
deprem korkusuyla baş etmek
iki gündür çantam kapının yanında duruyor, kendimi bir türlü ikna edemiyorum her şey yolunda olacak diye. mobbing bile bundan daha az iz bıraktı bende, garip değil mi. gece hiçbir sesi kaçırmıyorum, kapı gıcırtısına kedinin miyavına her şeye irkiliyorum. birisi bana tamam geçecek dese inanacağım ama kime söylesem sorun bende sanıyor. aslında korkum depremin kendisinden çok yalnız karşılaşma ihtimalim, aklımdan şöyle geçiyor biri arasın ister istemez. sonra diyorum ki hayat hep böyle kırılgan mıydı bilmiyorum ama keyif yerinde her yerde mışıl mışıl uyuyanları gördükçe sessizce imreniyorum.
-
exxen müşteri hizmetleri çilesi
her aradığımda yirmi dakika müzik dinletip beni yapay zekaya bağlıyorlar, derdimi anlatana kadar umudum bitiyor ama sonunda bir şekilde halloluyor.
-
türkiye de ucuz tatil rotaları
bu tarz tatil planları hep içimi acıtıyor çünkü bütçe derken gönlümüzce eğlenmeyi unutuyoruz. yine de bir yerlerden başlamak lazım, her şey pahalı diye evde oturmak da olmaz; biraz hesap kitap derken belki bir kaçamak yaparız.
(bkz: tatil hayali kurmak bedava) -
instagram alışveriş güvenli mi
kadıncağız sayfa kurar, büyük indirim yazar, kargo takip numarası bile keyfi. bi de üstüne bi güzel kazıklanınca insan 'hadi canım' deyip geçiyor, oysa bir kere denedik mi gerisi geliyor.
-
atlas çağlayan davası son durum
davanın son durumunu takip etmek içimi burkuyor, çünkü her duruşmada adaletin ne kadar yavaş işlediğini bir kez daha görüyorum. ben içine kapanık biriyimdir ama bu dava söz konusu olunca insanın içi dışına karışıyor, umarım en kısa zamanda haklı olanın yüzü güler.
-
spotify premium aldım pişman mıyım
reklamsız müzik dinlemek iyi de her yerde kapanan uygulama, arada geçen haftalar ve sessiz geceler düşününce insan kendi kabuğuna çekilip 'bu mudur' diyor. yine de fena değil, içimi döküyorum en azından şarkılara.
-
trendyol alışveriş deneyimi
trendyol'dan bir şey alacağım zaman içimde hep bir korku oluyor, ürün fotoğraf ile gerçek arasındaki fark ne kadar büyükse hayal kırıklığı da o kadar büyük. yine de iade kolaylığı sayesinde riske atıp deniyorum, ama her seferinde bir ilişkiden çıkıyormuşum gibi umutla giriyorum. (bkz: umut fakirin ekmeği)
-
istanbulda yaşamak zor mu
bu şehirde yaşamak gerçekten insanı içinden / dışından olums/dar ediyor. ben kendi adıma bazen sokakta yürürken bile kalabalığın gürültüsünden kendimi kaybolmuş hissediyorum. iş, ev derken migren gibi başım falan ağrıyor ama yine de kalabalık koca bir eve dönüp camdan o denizi görmek ne teselli eder, orası da var. anlayana, yaşamayana anlatılamaz. bu tarz bakınız: şehir hayatında yalnızlık.
tamamen iç streslerimi dökmek gerekirse, bir ara iş yerinde gereksiz cır cır eden insanlarla da çok uğraştım. benim gibi içine kapanık biri için bu şehrin kalbinin her dayakta atmadığını öğrenmen lazım. tabii bir de maddi tarafı var; asgari ücretle istanbul'da insan kalmanın zorluğu herkesin malumu. ama yine de bazı semtlerde hayat insana dokunuyor, işte o kadar diyorum. bu tarz bakınız: mobbingle başa çıkmak.
(bkz: eve atılan paket krikosu) -
n11 satıcılarına güvenilir mi
alışveriş yaparken hep bir tedirginlik oluyor ya, işte n11'de o tedirginlik iki kat. satıcı puanına göre karar veriyorum ama bazen o puanlar bile yalan dolan, insanın içini acıtıyor.
-
noter ücretleri
noter ücretleri de hayatın küçük ama sinir bozan dertlerinden. buraya bir şey imzalatmaya git, çıkan rakamla ev kirası gibi yüzleş. insanın içini döküp derdini anlatacağı bir yer değil malum, para ver, imzayı at, çık. sıradaki *şeklinde hayatın telafisi olmayan anlarına ince bir imza bırakıyorsun. neyse ki burada derdini anlatacak bir yer var, gerçi derdimi anlatacak kimsem de yok ya. (bkz: hayatın imza kısmı)
-
deneyim sözlük
burası öyle bir yer ki derdini yazarsın, içini dökersin, sonra başka birinin aynı sızıyı paylaştığını görünce yalnız olmadığını anlarsın. iş yerinde mobbing'i yazdığım gün, okuyan bir arkadaşın mesajı yetmişti can sıkıntımı dindirmeye.
(bkz: dertler ortak olunca hafifler) -
aslan burcu erkeği
çevremdekilere soruyorum da 'beni anlamıyorlar' diyorlar. oysa kimse kimseyi anlamak zorunda değil ki. sevdiklerimizin bizi olduğu gibi kabul etmesi varken bu kadar gaza gelmenin alemi yok. içimdeki özgüven bazen yoruyor.
-
erdoğan atlas çağlayan annesi görüşmesi
bu adamın annesiyle görüşmesi denince içimde garip bir huzursuzluk oluşuyor. herkes bu işi nasıl yorumlar bilmem ama ben o karelerde bir dert sezdim, insanın yüzüne bakınca belli oluyor eyvallah etmiş bir hal var. sonra öğrendim ki zaten davası ne, kime karşı mücadelesi ne, hepsi ortaya çıktı. annesi iki yıl önce görme yetisini kaybetmiş, çocukluk anılarından su içtiğinde bebeğin kabını hatırlıyormuş dediler. şimdi içimde tuhaf bir üzüntü var, kimi zaman kendi annemi düşünüyorum, her hafta arayıp sesini duymak istiyorum ama yapamıyorum. ben bu röportajı izlerken ağladım ya, dostlar fark etti de sustu, söylesem geçirerler mi bilinmez. her neyse, böyle işte; acısını bağrına basarıp yine de dimdik duran anne çocuk ilişkisini görmek insanın içini yerinden oynatıyor.
-
tıp mı mühendislik mi
ikisi de dert, biri hastayla diğeri makineyle uğraşıyor ama ikisinde de insan kazanıyor, hangisine girersen gir pişman olacağın garantili yani tercih senin
-
hayatın anlamı
hayatın anldıbını aramak için önce günlük koşuşturmacadan uzaklaşmak lazım belki de. sabah işe giderken suçlu gibi hissettiğin o sorgulama anında her şeyin bir yük gibi geldiğini fark ediyorum; ama yine de birilerine dokunabildiğinde küçük bir gülümseme bile her şeyi unutturabiliyor.
-
borsa rekor kırdı kim ne düşünür
borsa rekor kırmış, benim cebimdeki para aynı, kimi sevindirir bu beni bilemem. zaten iş yerinde canımızı yediler, eve gidince de ekranlara bakıp moral bozup derdimizi büyütmek istemiyoruz, ama bir yerlerde birilerinin yüzü gülüyorsa ne mutlu.
-
emekliye seyyanen zam iddiası
emekli maaşına yapılacak zam haberiyle birlikte içimde bir umut filizlendi. iş yerinde mobbing yiyen ben, bu haberi duyunca 'devlet de bizim gibi sıkıntıda ama yine de bir şeyler yapıyor' diye düşündüm. hesap kitap yaparken gözlerim doluyor, gerçekten umarım çıkarlar ve biz de bir gün rahat nefes alırız.
-
ankarada yaşanır mı
bazı şehirler insanı sarar, bazıları sadece idare eder. burada yaşanır mı dersen, yaşanır ama hep bir 'acaba başka yerde olsam' düşüncesiyle.
-
ziraat bankası kredi kartı puanları ne işe yarar
puanlar birikiyor birikmesine de neyi alacağını şaşıyorsun, market alışverişinde bile küçük bir teselli; çaydanlık alacaksan tamam, ama gönül yarasına puanla deva bulamıyorsun işte.
-
alya ismi neden bu kadar popüler
her yerde alya duyuyorum, parkta üç tane alya'ya seslenen anne gördüm, hepsi de döndü. isim çok güzel ama bu kadar yaygınlaşınca insanın kendi çocuğuna koyası gelmiyor. neyse ki benim dönemimde herkes ayşe fatma'ydı, şimdi daha şanslılar galiba.
-
exxen abonelik iptal çilesi
iptal butonu bulmak bazen bir ilişkiyi bitirmekten daha zor, sonunda müşteri hizmetleriyle derdimi anlattım.
-
tcmb faiz indirimi ne zaman
piyasa her ay başında faiz indirimi beklentisiyle coşuyor ama tcmb'nin hızına yetişen yok. enflasyonla mücadele ederken bir yandan da ekonomiyi canlandırmaya çalışmak zor iş, oturup izliyoruz bakalım ne olacak.
-
thy uçak yemekleri efsanesi
ekonomi sınıfında o ufacık tepsilerde tabak kapaklarını açarken hep bir umut oluyor. ne var ne yok diye bakıyorum ama kimseye anlatamadığım bir sıcaklık var o anlarda.
-
atlas çağlayan davası
bazı davaları ne kadar takip etsek de ruhumuzda derin bir boşluk kalıyor, insan kendi yarası gibi geliyor. ben içime atarım, seyrederim; bir de iş yerinde mobbing gördüğümde bu davanın başlığı aklıma düşer, sanki herkesin bir çağlayanı var kendi derdinde. elbette adalet çıkmazı hepimizin ortak imdat çığlığı olur ama şu kör düzenin içinde insan sadece eve kapanıp susmayı seçiyor.
-
bosch bulaşık makinesi gürültü sorunu
herkes mutfağa hoş geldin dedi, akşamları sanki evde metal konser varmış gibi ses geliyor. kapağı bile ara ara titriyor ama servisi aramadan içime dert oluyor. en sonunda dayanamayıp bir babam gibi dinledim; yuvarlak süreci bile boşken yıkayana kadar gidermeyeceğim.
neyse ki dertleşince dert azalıyor; makine bana da çok şey anlattı, bir insan gibi duyuyorum. ha bazen gece açıyorum bu sefer bütün bina uyanıyor, vicdanım sızladıkça mumla yetinmem geliyor. - daha çok