• bugün (195)
  1. sabah dokuzda gittik, numara aldık, bir buçuk saat bekledik. karşımdaki memur bilgisayarla cebelleşiyor, arada sisteme bakar gibi yapıyor, ara ara 'bir dakika' diyor. o bir dakika kırk beş dakika sürüyor ister istemez. insan ister istemez düşünüyor: bu ülkede her iş neden bu kadar sancılı?

    zaten yanımdaki dosyaların ağırlığından da mıhtemel daire almanın meşakkati. yine de görevli abla çok ilgiliydi, laf arasında 'yorma kafanı, işi uzun vadeli düşün' dedi. baktım şehrin o beton yığınlarına, meğer çorbanın tadı buymuş.

    (bkz: tapu müdürlüğünde geçen bir gün)