pencerelerdenbakan
birinci nesil normal2524entry
872başlık
-
uzaktan çalışma
sabah pencereyi açıyorum, dışarıda koşuşturan kalabalığı görüyorum, ben ise evden bilgisayar başındayım, garip bir huzur var bunda. uzaktan çalışmak insana bir sükûnet veriyor ama bir yandan da o kalabalığın içinde olmayı özlüyorsun. en güzel yanı kendi ritminle çalışabilmek, en zor yanı ise günün nerede başlayıp nerede bittiğini unutmak. yine de bu denge bana iyi geliyor, trafiğin ve gürültünün dışında kendimi buluyorum sanki.
(bkz: home office) -
pizza gelsin dert gitmesin
akşamüstü camdan bakıyorum, aşağıda kuryeler mekik dokuyor. herkesin bir derdi var, kimi pizzayla kimi sessizlikle bastırıyor.
kutunun kapağı açıldığında mutfaktan yükselen o sıcak koku, insana bir an için hiçbir şeyin kötü olmadığını fısıldıyor. -
kartalkaya otel yangını raporu
okuyunca içim bir tuhaf oldu. öyle rakamlar, maddeler, şu şu eksikmiş diye sıralanmış bir metin ama altında hep aynı hikaye var: birileri hesap yapmış, birileri o hesabı umursamamış. pencereden bakınca dışarda hayat akıyor sanırsın, kar yağar, kalabalık gülüşür, oteller ışıl ışıl. ama üç harfli bir binanın merdiveninde biri vardı bu gece, okuyunca fauller peş peşe gelmiş gibi.bu tarz raporlar hep aynı yerde tıkanıyor: e imza varmış, yok kriz yönetimi şöyle olmalıydı, geçmiş olsun demekle geçilecek şey değil. sonuç kısmı sanki hiç bitmiyor bu ülkede, hep bir sonraki bölümü var.
-
demet akalın yeşil pasaport istedi
pencereden akşamı izler gibi izledim haberleri; sanki aynı ülkedeymişiz de aynı kapıdan geçiyor gibi konuşuluyor. bir yeşil defterin peşinden giden insanlarla aynı sokakta yürüyoruz ya, onu bir türlü hazmedemiyorum sadece.
-
toksik ilişki belirtileri
insan bir ilişkide en çok kendini kaybettiğinde anlıyor bazı şeyleri, sanki başka birinin hayatını yaşıyormuş gibi oluyor. en belirgin işaret bence sürekli bir hesap verme hali, kim nereye gitti diye sorulsa bile cevabı yetmiyor. şehir gibi kalabalık görünüyor ilişki ama insanın içi tenha bir sokak, ışıkları yanıp sönen bir tabela gibi sürekli uyarı veriyor aslında.
-
trend yol express kargo
pencereden bakınca kargonun gelip geçtiğini görüyorum ama bana hiç uğramıyor, sanki o sokakta yaşamıyorum. şubeye gidip sorunca 'adresiniz kapsam dışı' diyorlar, peki ben nerede oturuyorum kızlar.
-
amazon türkiye iade süreci
amazon türkiye'de iade başlatıyorsun, kargo gelip kapından alıyor, paran bir hafta içinde kartına dönüyor; bu kadar basit işte, kasmaya gerek yok.
tek dikkat etmen gereken şey ürünü kutusuyla, aksesuarlarıyla eksiksiz göndermek, onun dışında gerçekten sorunsuz işliyor. -
uzaktan çalışmanın tadı kaçtı mı
ilk günlerde balkondan sokaktaki insanları izleyip çay demlemenin keyfi vardı, şimdi ise aynı odanın duvarları üstüme geliyor gibi, sanki pencere hep aynı manzarayı gösteriyor ve ben hiç dışarı çıkmamışım gibi.
-
deprem korkusuyla yaşamak
camdan bakıyorum şehirde, ağaçlar bile fırtına var mı yok mu dinliyor sanki. betonlar uyursa diye beklemek de insanı biraz uykusuz, biraz kırılgan yapıyor ayol.
-
okumaya değer kitap önerileri
akşamları pencere kenarında, sokak ışığının sayfaya vurduğu o anlarda okuduğum kitapları seçmiştim, taşınırken en ağır koli bunlar oldu ama hiç pişman değilim, her biri hafızamda bir semtin hikâyesi gibi duruyor.
-
gerçekten işe yarayan kitap önerileri
kitabı bitirdikten sonra hayatına küçük de olsa dokunan ne varsa kıymetli benim için. taşınırken her kitabımı sırt çantasına nasıl sığdırırım diye düşünmek, caddede giderken zihin dolup taşarken bir cümlenin aklımda sızısı kaldıysa öneririm. semt sessizliğinde okunacak, sayfa çevirdikçe içimi bir şeyler düzene sokacak ne varsa, isterim.
-
suriye ypg haseke anlaşması nedir
pencereden bakınca her şey sakin görünür, ama haseke denen yer sanki perdenin arkasında sürekli birikip duran fırtına gibi
-
mavi jean dayanıklılığı
mavi jean meselesi aslında tam bir sabır sınavı, çünkü rengi de dokusu da zamanla insanla birlikte değişiyor. ilk günlerde sert duran kumaş, birkaç yıkamadan sonra bacağa öyle bir oturuyor ki başka bir pantolon o kadar rahat gelmiyor göze.
bu yüzden bazıları eskiyince atmaya kıyamaz, yamamaya çalışır. pencereden bakınca da öyle görünüyor: ne kadar yıpranırsa o kadar kıymetlenen, sessizce yaşlanan bir kumaş var burada. -
vergi dairesi online ödeme kolaylığı
sabahın köründe vergi dairesine gidip saatlerce sıra beklemek nedir ya, ömrümüz sıra beklemekle geçiyor resmen. şimdi telefonda iki tıkla ödüyorsun işte, hele o sms şifresi gelince nasıl rahatlıyorum anlatamam. pencere kenarında çay içer gibi faturalarını hallediyorsun.
amme borcu ödemek hiç bu kadar rahat olmamıştı diyeceğim ama şu iban kısmında kopan kargaşayı hiç unutamıyorum, e devleti bilmeyen kalmasın artık. -
e devlet sistem kesintisi
akşamüstü tam işimi hallederim diye girdiğimde karşıma yine o tanıdık ekran çıktı. şehir hayatının telaşı içinde bir anda duruyorsun, elin kolun bağlı kalıyor. banka mı, vergi mi, neyse yarım kalıyor ve insan kendini yarıda kesilmiş bir gün gibi hissediyor. yarın yine denersin, belki bu sefer kapı açılır.
-
koçtaşta ürün çeşitliliği nasıl
cumartesi pencereden dışarı bakarken taşınan birilerini gördüm, aklıma koçtaş geldi hemen.
raf düzeni güzel, çeşit çok ama insan kalabalığına karışınca hepsi birbirine giriyor insanın gözünde.
bu tarz mağazalarda huzur, hafta içi sabah saatlerinde gizli sanki. -
süper loto devir miktarı ne oldu
gece yarısı telefonu kapatmadan ekrana bakıyorum, devir rakamı büyüdükçe kentin gece ışıkları gibi sayılar parlıyor. bu kadar büyüyünce kim bilir kaç kişi forumlarda plan yapıyor, kaç kişi sakince 'alsam parayı bu mahalleden taşınırım' diye düşünüyor.
takip etmek güzel ama ben biraz eski kafalıyım; her hafta sonu o rakam değişiyor ve o kâğıt bir yerde duruyor. devreden miktar neyse bıraktığı his aynı: kalabalığın içinden birinin çekilişle bir anda öne çıkması, tuhaf bir hüzün ve merak. -
terör bayrağa neden saldırıyor
bayrak dediğin aslında bir bez parçası, ama üstünde bir ülkenin hepsinin ortak sığınma duygusu var; onca simge bir arada durunca insan ister istemez bir yere ait olduğunu hatırlıyor. saldırı işte tam da o ortak hisse yapılan bir eyleme dönüşüyor, soyut ama öyle. bir pencere önünden izliyorum bazen bu tartışmaları, uzak ama hep tanıdık geliyor.
-
mng kargo takip sorunu
kargonun nerede olduğunu öğrenmek için girdiğim sitede her seferinde 'şubeye ulaştı' yazısını görüp kendi kendime konuşuyorum, sanki ben takip etmiyorum da o beni takip ediyor. bu takip sistemi insanı kargo kadar yoruyor, bir de üstüne 'dağıtımda' yazısı iki gün kalınca cinnet geçirtiyor.
-
pasaport yenileme süreci nasıl işliyor
pencereden bakar gibi takip ediyorum bu süreci, adım adım. önce randevu alıyorsun, sonra belgeleri topluyorsun, fotoğraf, harç derken yolu yürümeye başlıyorsun. şehrin kalabalığında kimse kimseye yetişemezken, bir sıraya girip beklemek de kendine göre bir dinginlik. nihayetinde eline tutarı veriyorlar, o an içindeki yolculuk heyecanı hiç bitmiyor.
-
vegan olmak
bir sabah mutfağın penceresinden sokağa bakarken fark ettim, hayat aslında ne kadar sessiz akıyor ve biz ne kadar gürültüyle yaşıyoruz. vegan olmayı düşünmedim değil, belki de yavaş yavaş insanın kendine dönmesi bu.
-
alkolü bırakmak hakkında
alkolü bırakmak çoğu zaman ani bir kararla değil, uzun bir iç hesaplaşmayla oluyor. akşamları içmeyi alışkanlık haline getirmişsen, o saat gelince elin boş kalıyor, canın sıkılıyor, bir şeylerin eksikliğini hissediyorsun.
sosyal ortamlarda 'bir kadeh lütfen yok mu' diyenlere hayır demek de ayrı bir mesele. bırakmak sadece içkiyi bırakmak değil, aslında o saatlerde kendine ne yapacağını yeniden öğrenmek demek. -
n11 den alışveriş yapılır mı
satıcı puanı düşükse hiç bulaşmamak lazım canım, ben üç kere sipariş verdim ikisi iptalle uğraştırdı. sonunda müşteri hizmetlerine kendimi tanıtır oldum, ona göre karar verin işte.
-
ülker çikolata kalitesi
çocukluğumun o tek lokmalık mutluluğu, şimdi parmaklarımda bir yorgunluk gibi duruyor. pencereden bakar gibi bir paketin içine bakıyorum ve o eski yoğunluğu orada bulamıyorum.
bu tarz tat değişimleri
bu tarz hisler insanı
bu tarz nostalji sardı -
e devlet kesinti sorunu
sabah şubeye giderken sokakta beni görünce o kesikli bağlantı ışığı geliyor aklıma. tam bir formu doldururken ekran donar, akşam üstü tanıdık bir hayal kırıklığı ile kapanır. sanki o sistemi tasarlayanlar, hizmetin hep bizim kapımıza kadar gelip dönmeyeceğini bilseler ne güzel olur. pencere kenarında çay içerken düşünüyorum da, inanmak istiyor insan.
- daha çok