• bugün (198)
  1. insan vatanından uzakta olunca ölümü de uzak bir ülke gibi düşünüyor, nereye defnedileceğim sorusu çivi gibi batıyor aklına. burada her şey düzenli, cenaze işleri bile planlı, ama bir türlü ısınamadım o düzene, içimde hep bir ‘acaba’ kalıyor.
    (bkz: memleket hasretiyle ölmek)
  2. hep erteliyeceğim derken aslında kaçamadığımız tek şey bu. ama buralarda hasret gidermek için pratik çözümlere odaklanıyorum malesef. bakım paketi göndereceğime uzaktan halledilecek ne kaldıysa hepsine bakarım önce. kulaklığım yanımda, avukat hattı kayıtlı, gerisine kararırız artık nasıl olsa.
  3. uygulamadan bir şey sipariş ediyorum, refleks olarak teslimatını üç saat sonrasına alıyorum. aklıma gelmiyor değil; burada başıma bir şey gelse cenaze işleri 28 saat sürer, üstelik kargo dahi garanti değil. dijital ortamda halledilemeyen icraatler var, ölüm merkezi bürokrasisi öbür tarafta gurbette çok yorucu oluyor. mesela kimlik çıkartma, şehitlik inceleme, fatura abonelik kapatma şamatası aklıma gelince hemen teslimatçıya konum gönderdiğim gibi vasiyetimi de erteliyor gibiyim. hoş bir parti arkadaşım hasta olunca klinikte 3 saat bekledik; bu tarafta ölüm uzak bir ihtimal gibi geliyor ta ki kreş etkinliğinde lider numaramı paylaşasım yok olana.