• bugün (181)
  1. afedersiniz de bu kripto işi bana hep bir kumarhane gibi geldi. neyse ki ben izmirde kahvemi yudumlayıp mağazaların vitrinlerine bakmayı tercih edenlerdenim; yatırım diye bir şey benlik değil. ama arkadaşlar arasında herkes anlatıyor, meğerse gece uyurken birilerinin hesabı nasıl eriyormuş öyle anlatıyorlar. benim hayatımda kozmetik ürünlerinin indirimini kaçırmak kadar drama yok, bunların dramı bambaşka.

    (bkz: yatırım tavsiyesi değildir)

    şimdi çöküş var ya, insanlar resmen iki günde servetlerini kaybetmiş. ben kargo takibinde gelen kutumun 'dağıtımda' görünüp bir türlü gelmemesine çok üzülürdüm, meğer onun yanında bu işler daha beter. neyse ki benim tek kriptom dolapta duran küçük bir parfüm kutusu da değilim hani. o yüzden kenardan izlemek en tatlısı diyorum, en azından gece uyurken huzurum yerinde.
  2. grafiklere bir sabah baktım, uygulamadan bildirim düşmüş neyse dimi, hesap sanki uçak bileti istermiş gibi salıncağa dönmüş. anında hastası olmadığıma göre şöyle sakin söyleyeyim; viralliğe oynayan her projede bu dip aniden gelir, öyle yüzde inananlardan olanlar yatırımda yüzüne bakılır hale geliyor. telefon ekranında bir kırmızı damla çizilince hesabımıza ne oldular diye abartı tepki verip diğerlerini güldürdük, yine de yeşili görünce somurtup ayrılanlardan olmadık.

    aslına bakarsan para kaybetme hızıyla kişi kazanma potansiyeli farklı kavramlar, kafedeki wifi misali gözünün ünleme gelmesine gerek var. bende ne akıl ne hız olunca vururlar kalibirescere paralar, derler sonra akşamki uygulamada bildirim: düştü yine diyenleri umursamıyorum bile. kredi kartı ekstremini kısınca bu radikal yokuşlar bin ders öğretiyor ama sabah sabah deme yazmak iyi sosyalleştiriyor.