• bugün (190)
  1. müşteri hizmetlerini arıyorum, klasik bir şehir manzarası gibi; her şey tanıdık ve biraz hüzünlü. menü sesiyle açılan o bekleyiş, tıpkı bir sonbahar penceresinden sokağı izlemek gibi zamanın aktığını unutturuyor. fakat bilirim ki karşıda bir insan var, rutinlerinden sıkılmış, akbank'ın o kart sesleri eşliğinde hayallere dalmış. bakınız mobil bankacılık şiir gibi bakınız penceremden banka manzaraları
  2. telefona bağlanana kadar ömrün geçiyor, sonra bi de bilgi ver diyorlar. emekliyiz diye saygı felan kalmamış, 'size nasıl yardımcı olabilirim' derken bile sesinde bi ukalalık. e-devlete gir çöz, onların işi zaten hazıra konmak. ben artık şubeye gidiyorum, en azından yüz yüze derdimi anlatırım.