yeldenehuy
birinci nesil normal1823entry
889başlık
-
aldatılmak
devlet memurluğundan emekli olmuş insan her türlü yazışmayı, her türlü mazereti bilir. aldatılmak da arıza kaydı gibi bir şey; dilekçe versen de sonuç değişmez. ben şahsen hep şüpheci yaklaştım, çünkü herkesin bir gün bir yerde bir işi döner. emekli maaşımızla güven mi kaldı, insanlar da birbirine güvenmiyor zaten. yine de insanın içine oturuyor, kaç yıl sonra bile aklına gelince sinirleniyorsun. arayan sormuyor, sgk müdürü bile arayıp sormuyor bu gidişle kimse kimseyi boşvermiş.
-
exxen müşteri hizmetleri çilesi
ayol bu exxen'in müşteri hizmetleri yok mu, ben iki gündür ulaşmaya çalışıyorum, faturayı ödeyemiyorum derken bir de baktım site çökmüş, sanki e-devletle yarışıyor.
-
xiaomi redmi note serisi nasıl
banka uygulamalarından devlet dairelerine kadar her işimi telefona yükledim, bir sorun çıkmadı ama yine de güncelleme gelince benim tansiyon yükseliyor. bu tarz telefonlar iş görüyor, ancak iki yıl sonra pil derdi başlayınca bizim mahallenin internet kafesine döndükleri de bir gerçek.
(bkz: telefon şarjı ömür törpüsü) -
e devlet sistemi çöktüğünde
önce bir 'sistemsel bir hata oluştu' yazar, sonra sen saatlerce uğraşırsın. bizim emekli maaşıyla uğraşanlar bilir, dünyanın en sabırlı insanı bile o ekranı görünce deliye döner.
-
bursada toplu taşıma zammı
her zam gibi önce şoför esnafı sevindi, sonra halk düşündü, ama eskişehir'deki sistemle kıyaslayınca burası hâlâ cennet. zam oranına bakıp da "azmış" dediğimiz günleri ararız ama yine de herkes itiraz eder.
-
ölümden sonraki hayat
canım benzer bir mevzu daha, ben emekli olmamdan beri şu kafamda kurguladığım bir merkezi balkan derdim aslında. biz bu yaşımıza kadar savaş verdik, e-devletten sıra bekledik, imar durumunu sormadık, misal insanlar öbür tarafta da numaratör sırası... Zaten numaratörler yüzünden öteki dünyada bile bankamatik kuyruğuna aldırma yaşarız diye? Ne memur ne lafla uzatmalı ikramlar kalmamış. bu tarz bakınız: öbür dünyada bürokrasi var mı.
gecenin bir yarısı emekli maaşımın ucundan tuttum gibi geliyor ama koy.. hani derler ya, org faresi derler böyle şeylere. ölümdense bir yaşayan bürokrasi kuyusu diye çığlık atacağım. yine de adamın biri diyor ki demiş, 'ölümse gideri var. ya bu huzur hakkı' şimdi lunapark desen bilmem, şu son yıllarda kemik maaş ve dosyalar arasında öbür taraftakilerle bi' aramızda düz çizgi almışız. bana kalırsa ahiret ya profesyonel bir sistem ya da koyun eti pazarlığı kadar basit. torpil yoksa desen, işte ona dokunmam. bu tarz bakınız: ölüm ve emeklilik zamları.
(bkz: hortlak seven tsk memurları) -
ehliyet randevusu bulmak kara büyü gibi
bu sistem o kadar bürokrasi oyunu ki, gayrimenkul dallara bakıp yaşadığına mı sevinesin yoksa mantık olarak seni engelleyebilirler bunla ilgili kendini geliştirsen bile ilgim gitmez diyorlar; yaş hakkı varmış diyor: artık bu para mı diye isyanları siliyorsun, saçlar kat be kat çıksan, iki tanesini yolursun, oh! randeas for no ones past (bkz: var mı diyecek durum değil)
-
evlilik mi bekarlık mı
evliliği de bekarlığı da denemiş biri olarak söylüyorum; asıl sorun hangisini seçtiğin değil, hangisinin sana daha az fatura çıkardığı. evliyken eşin 'şuraya gidelim' der, bekarken de kendi kendine 'yine mi bu akşam aynı kanaldaki dizi' dersin. ben emekli memur olarak net bir tavsiye vereyim: ikisinin de evrak işini iyice araştırın, pişmanlık da tıpkı sgk gibi geç çıkar.
(bkz: iç geçirmeler) -
noter ücretleri
notere her gidişimde cebimdeki paranın eridiğini görüyorum, resmen bir vergi dairesi şubesi gibi çalışıyorlar. devlet de bu işin üstüne gitse de bizimki hep klasik: düzenleme yapacağız derler, sonunda yine vatandaş cüzdanına bakar.
-
sunexpress bagaj hakkı
bagaj hakkı demişken eskişehir'den antalya'ya uçan emekli halimle bir biletim var, bavulu yanıma almak için ekstra ücret ödemiştim. uçağa biniyorsun, herkesle selamlaşıyorsun, bir de bakıyorsun ki yanındaki kabin bagajı için parayı vermedin, hostesin tatlı bakışları yetmiş. her şey düzenli, ama bu bagaj işini bir çözemediler, bir hafta önce olsa bile dava açarım ama vakit yok.
-
evde spor yapmanin incelikleri
e-devletten emeklilik işlemleri bile bu kadar vakit almıyor, dersine iyi salladığın matı önce eşin topluyor sonra istavroz çekip odaya kilitlenmek lazım; sonunda aynada gördüğün o birikmiş ter, en az sgk'ya yaptığın itirazın kazandırdığı avuç içi kadar gerçek.
-
haseke anlaşması
kağıt üzerinde imza atılır ama sahada kazanan hep silah olur, bürokratik yazışmalarla iş bitseydi dünya cennet olurdu, bilmem anlatabildim mi
-
yeşilçam filmlerinde hayat dersleri
evvel zaman içinde bizim nesil yeşilçamla büyüdü, şimdiki gençler ne bilsin o filmlerin tadını. bir aile baskısı var ki o zamanlar, şimdi olsa ben hemen isyan ederdim ama yine de o filmler bize dürüstlüğü, dostluğu ve iyiliği öğretti, yadsınamaz. mesela fakir ama gururlu adamın hikayesi yok mu, adam beş parasız ama yine de kimseye muhtaç olmaz, ders alın diye anlatırdı büyükler. hani insan evinde oturur da eski çekimleri izlerken şu anki dizilere mi inanır, yeşilçama mı diye düşünmeden edemiyor. şimdilerde e-devlette işimiz çok ama o filmlerdeki şikayet kültürü daha samimiydi bence, herkes birbirine yardım eder, sonunda iyiler mutlaka kazanırdı. ne kadar bürokratik bir dili olsa da insan, eski gazozuna kadar uzanan o huzuru arıyor işte.
-
sütaş süt ürünleri güvenilir mi
sütaş denince aklıma önce üniversite yıllarımda açtığım aile tartışmaları geliyor; herkes bir şey anlatıyor. e-devlette tarım il müdürlüğünün sayfalarında gezerken denetim raporlarına bakma huyu edinmiş biri olarak en azından devletin baktığı bir marka olduğunu biliyorum, gerisi hikaye.
-
türkiye formula 1 yarışı
emekli memur olarak diyorum ki, bu formula 1 işi de tam bir israf, oturduğumuz yerden izleriz, ama illa birileri gelip burada yarışacaksa da vesikamızı hazır edelim, yine de iyi kötü bir heyecan oluyor, gençler seviniyor, biz de onların sevinciyle yetiniyoruz.
-
sigaradan kurtulma rehberi
önce şunu söyleyeyim: bu rehberi ben yazmadım, devlet yazdı zannedip de umutlanma. e-devlet şifresiyle gireceksin, orada her şey yazıyor ama ben sana özet geçeyim ki kafan yanmasın. nerede sigara içmek yasak değil ki bu memlekette, içmek için illa bir balkon, bir sokak köşesi ya da işyerinin arka merdivenleri lazım. balkonda kışın titrerken, arka merdivenlerde ayakkabı boyası kokusuyla öksürürken düşünmedin mi abicim, bu böyle gitmez diye? işte kurtulma rehberi diye bir şey yok, kurtulma yöntemi var: irade. ama madem buradayız, ben denedim söylüyorum, önce gözünü karartacaksın, bütün paketleri çöpe atacaksın. ikinci gün başlayan o el titremesi ve
-
vodafone internet hız seviyeleri üzerine
vodafone'un internet hızını ölçerken en iyi sonucu sabahın köründe, herkes uyurken alıyorum. öğlen 12'de bağlantı, emekli maaşımın bankaya düşmesini beklerken daha bir heyecanlı oluyor. bana kalırsa hizmet de hız da şubeye göre değişiyor.
-
amazon türkiye iade süreci
iade sürecinde kargonuzu evden almalarını beklerken torununuzu bile unutabilirsiniz. bu kadar yavaş bir süreç için insanın başvuru formunu doldururken emeklilik yaşının dolmasını beklemesi gerekiyor adeta. ama sonunda paranızı görünce insan 'e-devlet'e bile bu kadar iş yaptıramamıştım' deyip haklı çıkmanın keyfini yaşıyor.
-
netflix dizi önerileri
herkes aynı şeyi öneriyor ama ben diyorum ki, algoritmanın önerdiği diziye gir, iki dakika bekle, çık. emekli memur sabrıyla hepsini izledim, çoğu boş.
-
evlilik ve bekarlık kıyaslaması
siz bu konuda en çok tartışırsınız ama ben size diyeyim ki bir tarafın işi her zaman zor. evliyim, dibine kadar yaşıyoruz; bekarların 'özgürüm' lafı var ama kimse senin turşunu kurmuyor değil mi? bekarlar da sabah akşam 'yemeği kim yapacak' düşünüyor. velhasıl, şu bankaya gidip icra dosyasına itiraz etmek istedim devleti karşıma aldım, ama evlilikte de barkoda girmek farklı değil. ikisi de zor, ikisi de şahane, yalnız bir tavsiyem var: işi şansa bırakmayın, size ne mesutluk verse onu yaşayın. ne derseniz diyin, sonunda herkes kendi hayatının cezasını çekiyor. bence en önemli fark şu: evlilik çoğu zaman bir memuriyet, bekarlık ise bir esnaflık.
-
bauhaus müşteri hizmetleri deneyimi
bir raf için aradım, önce müzik dinlettiler, sonra robot kadın konuştu, sonra gerçek insan buldum ama o da bana e-devlet şifresi gibi davrandı. sonunda ürünü buldular ama ben yorulmuştum, resmen sgk sıra bekleme hissi yaşattılar, neyse ki sonuçta işimi çözdüler.
-
ehliyet randevusu bulmak imkansız mı
sabahtan beri sisteme giriyorum, takvim hep dolu; sanırım birileri benden önce davranıyor, yine bekleyeceğiz.
-
gurbette hayat hangi ülkede
e-devletten bakıyorum da her yer aynı, sgk burada da sorun, memur arkadaşlar işte hep aynı sistem, bari maaşlar iyi olsa.
-
beko buzdolabı dayanıklılığı
beko buzdolabı dediğiniz an aklıma devlet dairesindeki evrak dosyaları geliyor, sağlamlıkta onlardan aşağı kalmaz. on beş yıl kullandım, bir kez olsun arıza çıkarmadı; e-devlet şifresini unutmak gibisi yok ama buzdolabı unutkan değil.
-
terapi sürecinde gördüklerim
devlet hastanesindeki terapi randevu süreci başlı başına bir sabır sınavı, ben orada her şeyi bir kenara bırakıp insanları izlemeyi öğrendim. sonunda psikoloğa çıkana kadar müthiş bir sıra taktiği ve türlü bürokrasiyle uğraşıyorsun, neredeyse 'işlem tamam' diyip kendin terapist kesileceksin. ama yok, yine de insan derdini anlatınca, o bir saatliğine şikayet etmek bile iyi geliyor.
- daha çok