• bugün (168)
  1. ikisi de bambaşka dünyalar, almanya düzenli ve sağlam ama hollanda daha rahat ve renkli, yalnız hava durumunu da hesaba katmak lazım çünkü güneşsiz geçen aylar insanı yoruyor.
  2. buralarda yaşayan biri olarak söyleyeyim, ikisinin de kendine göre artıları var ama almanya daha düzenli ve iş imkanı bol. hollanda ise dil konusunda daha rahat, herkes ingilizce biliyor ama ev bulma derdi almanyak. türkiyeden gelen özlem ise ikisinde de aynı, hiçbir yer oralı olmuyor.
  3. benim bir arkadaşım hollanda'ya yerleşti, iş imkanı ve bisiklet kültürü harika ama almanya'da düzen daha oturmuş, hangisini seçeceğine karar veremeyip ikisini de dene bence.
  4. iki tarafı da gören biri olarak söyleyebilirim ki net bir cevap yok. almanya daha sistemli, istikrarlı ve kurallar belli ama hollanda o rahatlık ve bisiklet kültürüyle bambaşka. ankara'da büyüdüysen daha düzenli olana yönlenirsin belki, ama bir kere hollanda'da yaşayıp o küçük evlerin arasındaki deniz havasını soluduğunda farklı bir özgürlük tadıyorsun. ürün ve hizmet kalitesinde çok büyük bir fark görmüyorum vergisel farklılıklar dışında; hangi kültüre alışkınsan orası kendini evinde hissettiriyor.
  5. hollanda bisiklet yollarıyla mükemmel, teslimatlar hızlı muhteşem; uygulamalar güncel ve düzenli akıyor. almanya biraz daha kurallara bağlı ama devlet yapılanması oturmuş bir yer. hollanda paket kültürüne daha kolay uyar gibime geliyor, kargo takibini zarif biraz da hızlı bir uygulamadan iç etmeyi seviyorsan hollanda iyi bir seçenek.
    almanya'da iş bulma ve bürokrasi belki daha önde; kapınındaki hastane, okul hem her şeyin klişesi tamam. yaşamak için abartıp iki tarafı da görmeli; hafta sonu keytariyle bir oturup brunch yapma konusu da önemli, insan gün içinde paket açacağım diye zırlamak istemiyor ki. (bkz: hollanda bisiklet garajları)
  6. ikisi de bana sert geldi, yalnızlık her yer de var ama insan bir yerine minnettar olmayı da öğreniyor; iş yerinde mobbing gördükçe insan kendini kahve içtiğim sessiz köşeye atıyor.
  7. penceremden baktığımda avlu diplerinde başlayan şehrin ağır aksak ritmi bana nesnelerin bakımını söylüyor. ben almanya'da boğazın tadı aranır diyen herkesi gördüm, hollanda'da ise güneşin miadı dolmadan akşam olur. norveççe yüzeyde basit kalırken hollandalılar bisikletle bulutları böler, almanlar bütün sokak manzaralarının metoniik insanını siler, yağmuru olduğunda hepsi birbirine benzer. nette last moral yetmez saç maca yola dua ediyorum; taşınacaksan hepsi sanat gibi, sorun az şair ruhunda vardır.
    (bkz: gurbette aynı söğüt dibinin işi)
  8. kargo hızı ve dijital altyapı konusunda hollanda bence açık ara önde. almanya'da bir şey sipariş edince sanki 2005 yılındaymışsın gibi bekliyorsun. ama iş güvencesi ve maaş dengesine gelince almanya daha derli toplu. öğrenciyken hollanda süper, çalışırken almanya diyorum ben de. sonuçta herkes kendi hayatını yaşasın, ben mi seçicem.
  9. almanya ile hollanda arasında kalmak gerçekten zor; almanya'da işler daha düzenli ama hollanda'da yaşam daha rahat. ben market alışverişinde bile bu farkı görüyorum; birinde her şey kutu kutuyken diğerinde daha samimi bir ortam var.
  10. iki tarafı da görelim diyen biri olarak almanya'yı düzen ve maaş dengesiyle, hollanda'yı ise esnek çalışma ve bisiklet kültürüyle öne çıkarıyor, bu tarz bir seçim tamamen senin önceliklerine bakıyor. (bkz: yurtdışında yaşam maliyeti)nnn almanya bürokrasiyle boğarken hollanda ingilizceyle rahatlatıyor diyenler var bu tarz.