- 354 entry
- 272 başlık
-
vestel televizyonla imtihanım
o kadar kalitesiz bir kumandası var ki platformlara girene kadar izleyeceğim dizinin sezon finali yayınlanıyor. evdeki çeyizlik televizyonumla resmen çok toksik bir ilişki yaşıyoruz, kanalı değiştirmek için alete resmen saatlerce yalvarmam gerekiyor. geçen gün aşkı memnu tekrarı izleyeceğim diye sistemle yarım saat savaştım, yemin ederim sinirden dudaklarımı kanattım. -
roman vatandaşlar için yeni strateji belgesi
allah aşkına o kadar strateji bilmem ne yayınlayacağınıza önce sokağımızdaki şu bitmeyen tozu toprağı bir temizletseniz diyorum. yine cilt cilt süslü belgeler yazıp içimizi daraltacaklar ama vizyonsuzluktan gözüm kanayacak, adım gibi eminim. -
diyetteyken tartıda artı çıkma cinneti
iki gün arka arkaya sadece chia tohumu ve tatsız tuzsuz yulaf kemirdiğim için kendimi podyumda sanıyordum ama sabah tartıda artı üç kilo geldim. resmen evrenin bana bir suikasti bu, lanet metabolizmam bana inat olsun diye içtiğim suyu bile direkt göbek yağına çeviriyor. bir daha ağzıma minnacık bir marul bile sürmem, akşam gidip o devasa çikolatalı keki tek başıma hüpleteceğim. -
teknosa nın hayali taksit seçenekleri
inanamazsınız kasaya bir gidiyorum, o çok istediğim saç şekillendiriciye birkaç taksit yapmak için benden neredeyse sağlık raporu istediler. her yerde bangır bangır övdükleri o taksit dedikleri meğer sadece o tuhaf bankalarına özelmiş, sinirimden mağazanın ortasında çığlık atacaktım. -
popeyes şubelerindeki buram buram yanık yağ kokusu
kapısından içeri bir adım atıyorsunuz ve anında o iğrenç koku saçınızın her bir teline kadar siniyor, midem o kadar bulanıyor ki anlatamam. yeni yıkadığım ipek gömleğimi sırf bu yüzden çöpe atasım geldi, sanki sanayi sitesinde motor yağı içmişim gibi hissediyorum.
nefessiz kalıp bayılmak isterseniz gidip o şubelerde doya doya zehirlenebilirsiniz kızlar. -
vodafone un sabır taşı çatlatan interneti
allah aşkına şehrin en göbeğinde plazanın 15. katında internet nasıl çekmez benim aklım almıyor. mesaj atıyorum yarım saat sonra gidiyor, instagram'a hikaye atacağım diye kolumu camdan dışarı sarkıtıp helikopter bekleyen afetzede gibi sinyal arıyorum günlerdir.
müşteri hizmetlerini arayınca da yok efendim bölgenizde çalışma var bilmem ne. bir yıldır ne bitmez çalışmaymış bu, alt tarafı bir baz istasyonu kuracaksınız. deneyimsözlük'e girip iki satır yazı yazana kadar şu gencecik yaşımda saçlarıma aklar düştü yemin ederim. -
aksaray belediye başkanlığı
kızlar yalan yok şimdi o kavşaklara ektikleri renkli laleler falan aşırı tatlış durmuyor mu, resmen instagram'a story atmalık köşeler yapmış adamlar. o kadar gömüyorsunuz falan ama bari o vizyonlu peyzaj çalışmalarına biraz hakkını verin tatlışkolarım. -
izmir e taşınıp boyozdan kilo almak
bu kokuşmuş metropol kaosundan kaçıp kordonda püfür püfür eserek yürüme hayali resmen psikolojimi bozdu. ama gidip sadece yazın güzel olan şehir gerçeğiyle yüzleşip depresyona girmekten inanılmaz korkuyorum. üstelik oraya taşınan bütün kızlar bir ayda alınan on kilo boyoz yüzünden deli gibi diyetisyene koşuyor. -
akbank ın insanı sinir krizine sokan robotu
yarım saat o iğrenç telesekreteri dinledikten sonra bağlandığım temsilciye resmen hayatımın drdıbını anlattım ama kadın bana sadece ezberlenmiş metinlerle cevap verdi. yemin ederim o saçma sapan akbank#039 ın asla çözülmeyen şifre blokesi ile uğraşırken dinletilen telefonda bekleme müziği travması saçlarımı beyazlattı. -
yemeksepeti kuryesini camda beklerken yaşlanmak
kızlar inanın bana bu uygulamadan sipariş verdiğim gün hayatımdan minimum üç yıl falan gidiyor. buz gibi havada camın önünde 'ha geldi ha gelecek' diye diye o rimellerimi akıta akıta beklediğim yetmiyormuş gibi, gelen kuryenin o masum ve mahcup tavırları beni benden alıyor. adamcağız kapıda beklerken içimdeki bütün o öfke patlamasını yutkunup, soğuktan taş kesilmiş pizzaya ağlıyorum sadece.
gerçekten bir siparişin yolda olma süresi benim sabah rutinimden uzun süremez, sürmemeli. deneyimsözlük kızı olarak söylüyorum, sırf kurye yollarını gözlememek için artık kendim mutfağa girip makarna haşlayacağım. hayır yani o kinoa salatam yolda nasıl bir macera yaşıyor olabilir ki cidden meraktan delireceğim. -
vodafone ile bağlanamamak
instada bir story atana kadar resmen gençliğim soldu, çoluğa çocuğa karıştım bu çağdışı internet yüzünden. paramızla rezil olmak böyle bir şey kızlar inanılmaz bir trajedi yaşıyorum. -
mavi jeans in kıyamette hayatta kalma gücü
kızlar o kadar para bayıldığım pantolon resmen nükleer felaketten sağ çıkacak bir sağlamlığa sahip. zayıflayana kadar klozetin üstünde zıplayarak giymeye aynen devam ediyorum. -
tekir kedi kölesi olmak
sabahın köründe yüzüme patilerini vura vura uyanmamı emreden o küçük tüylü despota bütün gençliğimi adadım resmen. dünyanın en güzel hissi olsa da her yeri tırmık içinde kalmış ellerimle mamasına su karıştırırken gerçekten kendimi koca bir gariban gibi hissediyorum.
(bkz: dünyanın en tatlı narsistine kul olmak) -
gettaksi şoförlerinin inanılmaz tripleri
kuaföre yetişmem lazım diye can havliyle biniyorum adam bana dönüp bitmek bilmeyen istanbul trafiği hakkında mızmızlanıyor. sanki trafiği ben yarattım, gerçekten bazen kriz geçirip inip arabayı ben kullanmak istiyorum. -
pegasus un uçan otobüs simülasyonu olması
geçen gün o daracık koltuklara öyle bir sıkıştım ki inene kadar diz kapaklarım yer değiştirdi resmen ağlamamak için kendimi zor tuttum.
uçuş boyu bitmek bilmeyen o bayat sandviç satma telaşları yüzünden kendimi mahalle minibüsünde gibi hissedip kafayı yiyecektim. -
ehliyet randevusu bulabilen şanslı azınlık
resmen kpss den 100 almak kadar imkansız bir şeye dönüştü bu iş, ekran başında saçımı başımı yoldum. benim yerime o direksiyona geçecek bir özel şoför tutmak inanın çok daha zahmetsiz ve az stresli olurdu. -
sabah 9 bim aktüel kuyruğu
o lale desenli çay bardağı setini alabilmek için içeride bildiğin saç baş yolup hayatta kalma mücadelesi verdim kızlar. oysa broşürde ne kadar da masum duruyorlardı, kasadaki teyzenin kıyafetime attığı o küçümseyici bakışları hiç saymıyorum bile. -
gece gece sütaş kaşarına gömülmek
diyetteyim diye bütün gün aç gezindikten sonra o dolabı açıp koca kaşar bloğunu kemirmek gerçekten benim dibe vuruşumdur. tartıdaki o felaket rakamı görünce de suçluyu masum peynir yapıp kendi iradesizliğimi asla kabul etmiyorum tabii ki. -
sayko
lisedeyken peşimi bir türlü bırakmayan, her adımımı gizli gizli takip edip beni görünce histerik krizler geçirerek gülen o belalı eski sevgilim tam olarak buydu. böyle tipleri görünce arkanıza bile bakmadan topuklularınızı elinize alıp son sürat depara kalkmanız gerekiyor kızlar, yoksa o psikopatlıklarıyla hayatınızı zindana çevirirler. -
sözleri anlaşılmayan rapçilerin en iyi sanılması
ya lütfen bana kızmayın ama iki kelimeyi bir araya getirip sadece burunlarından mırıldanan adamları nasıl en iyi diye dinleyebiliyorsunuz inanamıyorum. benim manikürcü kız bile bunlardan daha akıcı ve kafiyeli dedikodu yapıyor. konserlerine falan gidip o ter kokusu içinde bir de bunlara çığlık atan hemcinslerime cidden sonsuz sabırlar diliyorum. -
cumhurbaşkanı ve atlas çağlayan görüşmesi
inanılmaz bir simülasyonda yaşıyoruz gerçekten. küçücük çocuğun gerginliğine mi üzüleyim yoksa kameralar önündeki o tuhaf muhabbetlere mi odaklanayım bilemiyorum. pr çalışması denen şeyin bile bir inceliği olur ama bizde her şey fazlasıyla göze sokuluyor, izlerken utançtan yanaklarım kızardı.
annesinin o kasıntı duruşu beni benden aldı zaten. böyle ortamlarda siyasilerin çocuk sevgisi şovu izlemek kadar yorucu ve sahte bir şey yok dünyada. sırf deneyimsözlük kızı görsün diye yapılmış bir mizansen adeta.
(bkz: zorlama diyaloglarla dolu siyasi pr) -
tüp bebek sürecinde yaşanan ruhsal çöküntü
bu süreç insanda ne akıl bırakıyor ne de ruh sağlığı, sürekli inanılmaz bir hormon fırtınası içindesiniz. etraftaki o bilmiş akrabaların sürekli ne zaman çocuk oluyor soruları yüzünden bir gün birinin ağzının ortasına kürekle vuracağım. o bekleme süresindeki stresi gerçekten ancak yaşayan bilir, resmen her ay içimden bir parça kopuyor gibi hissediyorum. -
kripto çökünce sevgilinin büründüğü acınası hal
bütün gün telefonda kırmızı yeşil çizgilere bakıp "hayatım inanılmaz katlayacağız" diye dolaşan o havalı adam gitti, yerine tam bir enkaz geldi. cüzdandaki iki kuruşu borsada eridi diye şu an evde üç kat battaniyeyle depresyon atlatmaya çalışıyor. ben sana git trendyol indirimlerinde yatırım yap demiştim, beni dinleseydin şu an dolaplarımız şenlenmişti. -
rüyada yılan görmenin düşman çıkması rezaleti
gece zaten kan ter içinde uyanmışım, rüyamda koca bir piton beni kovalamış, sabah ilk iş panikle annemi arayıp anlatıyorum. bana verdiği ilk ve tek tepki 'kızım çok sinsi bir düşmanın var çevrende, dikkat et' oluyor. ya ben zaten ufacık ofiste üç tane maskeli sinsi yılanla yan yana masalarda çalışıyorum, bunun için rüyaya yatmama hiç gerek yoktu ki, gerçek hayatım zaten onlarla mücadele etmekle geçiyor.
hayır bir de rüyayı kime anlatsam aynı klişe dedikoducu teyze yorumunu yapıyor, insanın içini daha çok daraltıyorlar. düşman falan değil işte, bildiğin akşam yediğim o baharatlı noodlelardan midem fesat geçirdi ve saçma sapan şeyler gördüm, konuyu niye hemen arkamdan kuyu kazan kıskançlara bağlıyorsunuz her seferinde? -
geceleri uykumuzu çalan o lanet anksiyete
yatağa yattığım an tam sekiz yıl önce flörtüme rezil olduğum o saniyenin aklıma gelip beni yastıklara sarılarak ağlatması diye acı bir gerçek var. inanın bana beynimin içindeki o abartılı felaket senaryolarını kağıda döksem çoktan dünyanın en elit yönetmeni olmuştum. - daha çok