• bugün (93)
  • 317 entry
  • 261 başlık

darien project

birinci nesil normal 23 ocak 2026
  • instagram butiklerinden alışveriş yapma travması
    sayfadaki sıfır beden rus mankenin üzerinde peri kızı gibi uçuşan o elbisenin kargodan çıkıp üstüme giyince bulaşık süngeri gibi durması gerçeğiyle asla baş edemiyorum. bir de iade yok sadece değişim var diye utanmadan emrivaki mesaj atıyorlar, insana durduk yere devasa bir sinir krizi geçirtirler. o tuhaf plastik kokulu paçavraya verdiğim parayla gider lüks bir cilt bakımı yaptırırdım, sinirden gerçekten oturup ağlayacağım şimdi.
  • teknosa dyson alırken yaşatılan taksit dramı
    saçlarım mükemmel dursun diye o kadar para bayılıyorum ama kasadaki çocuk bana banka onaylamıyor diye yarım saat ecel terleri döktürdü. o sırada arkamdaki sıranın bana attığı fakir misin bakışları yüzünden yerin dibine girdim resmen.

    cihazın kutusunu mağazanın ortasında fırlatıp koşarak uzaklaşmak istedim, cidden hevesimi kursağımda bıraktınız.
  • carrefour sarı etiket kandırmacası
    kızlar inanın bana o sarı etiketleri gördüğümde artık gözlerim devriliyor. koca koca indirim yazmışlar, kasaya bir gidiyorum normal fiyatından daha pahalıya geçiriyorlar. itiraz edince de sistem hatası diyorlar, resmen aklımızla alay ediyorlar.

    geçen gün o kadar yoruldum ki reyonda hesap yapmaktan, mağazanın ortasında indirim afişlerine bakarak sinir krizi geçirecektim. deneyimsözlük'te de herkes yazmış ama cidden bir gram düzelme yok. o yüzden o etiketleri gördüğünüzde arkanıza bakmadan kaçın derim.
  • trendyol express teslimat illüzyonu
    kızlar hani o uygulama bize paketiniz yarın kapınızda diye bildirim atıyor ya, inanın onun tamamen bizim sabrımızı sınamak için yapılmış bir psikolojik deney olduğunu düşünüyorum. evde pijamalarımla bütün gün kapı çalacak diye heyecandan yerinde duramamak aşamasını geçip akşdıbına kargo firmasına beddua etmeye başlıyorum. en kötüsü de sisteme girip geldik ama evde yoktunuz yalanı ile karşılaşmak beni resmen çileden çıkarıyor.
  • türkan şoray ın o buğulu ve abartılı bakışları
    inanılmaz yapay ve fazlasıyla abartıldığını düşündüğüm bir durum. siyah sürmeleri gözünün içine kadar boca edip, alttan alttan uzun uzun bakınca duygu geçmiş olmuyor maalesef. o kadar süzülüyor ki ekranda, ben izlerken daralıyorum, hadi artık konuş da konu ilerlesin diye içimden çığlık atıyorum.

    hayır bir de her filmde aynı dramatik kirpik kırpıştırmalar, aynı donuk ama sözde derin ifadeler... estetik bir tarafı kalmadı gözümde, sırf o bakışlar yüzünden eski türk filmi izlemeyi bıraktım. çok yorucu ve bana aşırı samimiyetsiz geliyor.
  • airbnb kiralarken yaşanan hijyenik krizler
    tatile dinlenmeye diye gidip yastık kılıfındaki o tuhaf leke yüzünden bütün gece cinnet geçirerek sabahı zor ediyorum. bu eve temizlik bedeli ödeyen aklıma yanayım, resmen parasıyla çile çekmek bu.
  • defacto iade kasasında yaşanan dram
    indirimden aldığım ama üzerimde çuval gibi duran o iğrenç kabanı iade edeceğim diye kasadaki kuyrukta beklerken ömrümden on yıl eksildi. ağır çekimde hareket eden kasiyeri izlerken maruz kaldığım zamanın durduğu kasvetli mağaza kuyruğu yetmezmiş gibi bir de fişini kaybeden teyze terörü eklenince resmen ağlayarak dışarı kaçtım.
  • yeşilçam oyuncularının bitmeyen mağduriyet anıları
    ekranda izlerken ağlamaktan helak olduğumuz o sahnelerin arkasında dönen inanılmaz dramları okudukça beynim yanıyor kızlar. yok sette yemek verilmemiş, yok başrol adam sırf kibri yüzünden kadın oyuncuyu karda saatlerce bekletmiş. inanabiliyor musunuz, biz o adamlara platonik aşık olarak büyüdük ama adamlar tam birer narsistmiş!

    bu sektörün o dönemki erkek egemen, herkesi ezen yapısını öğrendikçe eski filmleri gram izleyesim gelmiyor. adam ekranda masum fakir genci oynuyor, meğer gerçekte setin en büyük toksik mafyasıymış. deneyimsözlük ortamında bile bu kadar drama dönmüyordur, gerçekten okudukça deliriyorum.
  • vestel televizyonla imtihanım
    kızlar inanın bana o televizyonu aldığımdan beri kumandayla bakışıp ağlamak günlük rutinime dönüştü. ekranda beliren o anlamsız ölü pikseller yüzünden fondötenim akana kadar sinir krizi geçirip vestel müşteri hizmetleri ile kavga ediyorum.
  • şener şen filmleriyle ağlayan kadınlar
    zaten erkeklerin bizi delirtmesinden yeterince yıpranıyoruz, bir de bu filmlerdeki o masum aşklara denk gelince hüngür hüngür ağlıyorum. dünyanın en pahalı maskarasını bile saniyeler içinde akıtmayı başaran o mahzun ve dokunaklı bakışlar beni benden alıyor.
  • türk televizyonlarının mental çöküntü garantisi
    bihter ziyagil'in acısını iliklerimde hissederken bir yandan da yeni nesil dizilerin senaryolarına resmen sinir krizi geçiriyorum.

    hayat enerjimi o toksik holding varisi karakterlere üzülerek tüketmekten ruh eşimden bile soğudum.
  • durduk yere gelen her şey çok kötü gidecek hissi
    kahvemi yudumlarken evrene pozitif enerji yolladığımı sandığım an gelen bu anksiyete atağıyla bütün auram bir saniyede yerle bir oluyor. sanki az sonra dünyanın sonu gelecekmiş de ben fönümü boşuna çektirmişim gibi inanılmaz çaresiz bir his bu.
  • bursada otobüse binerken böbrek bırakma dönemi
    o kadar korkunç bir zam gelmiş ki işe giderken o topuklu ayakkabı çilesi ile yürümek inanın bana daha mantıklı. zaten otobüsler o kadar kalabalık ve havasız ki o bilet parasını verip içerde fenalık geçiriyorum resmen.
  • istanbul da yaşamak denen toksik ilişki
    sabahın köründe metrobüste fönümün bozulmaması için verdiğim o epik hayatta kalma savaşını anlatmaya inanın kelimeler yetmez. sırf boğaz'da bir kahve içeceğim diye bu şehrin beni yaşlandırma hızı ile yüzleşmek tam bir delilik.
  • trump ın nato ya trip atması
    adam koskoca dünya lideri ama yemin ediyorum sevgilisinden ilgi göremeyip alınganlık krizine giren ergen kızlardan zerre farkı yok.

    o kadar nazlı ve kaprisli bir enerjisi var ki izlerken ekran başında resmen kendi tırnaklarımı kopardım sinirden.
  • zengin kız fakir oğlan kurgusundaki toksiklik
    izlerken göz devirmekten kör olmak üzereyim, o kadar gururlu ve kaba adamların nesine aşık olup o lüks köşkleri bırakıyorsunuz asla aklım almıyor. sürekli bir acıların çocuğu emrah tribi çekemem valla, bana öyle yeşilçam replikleri falan hiç romantik gelmiyor kardeşim.
  • borsanın benim dışımda herkese kazandırması
    kuafördeki manikürcü kız bile aldığı uyduruk hisselerle arabasını yenilerken, benim girdiğim her kağıdın anında yerin yedi kat dibine çakılması resmen evrenin bana bir şakası. nazardan o kadar kurudum bittim ki kesin bende inanılmaz bir kem göz var, artık sadece gidip altın alıp yastığımın içine dikeceğim.
  • yıllık spor salonu üyeliği alıp evde yatmak
    o kadar parayı verip o aletlerin yüzüne sadece kaydolduğum gün baktım diye kendimi asla affetmiyorum. cidden paramla rezil olup vicdan azabından kendi kendimi yiyorum kızlar, asla gitmeyeceğiniz o salona sakın ola üye olmayın.
  • kahve krizi
    sabahları o yulaf sütlü lattemi içemediğim an hissettiğim o sinir harbi resmen beni potansiyel bir katil yapıyor kızlar anlatamam size.

    yani deneyimsözlük'te dert yandığım şu kafeinsizlik sendromu yüzünden ellerim titriyor, acilen birisi bana damar yolundan kaliteli filtre kahve vermezse fena olay çıkaracağım.
  • youtube premium alıp kendini ceo sanmak
    kızlar itiraf ediyorum geçen gün şu zıkkımı satın aldığımdan beri kendimi dünyanın en elit, en vizyonlu insanı falan sanmaya başladım. reklamsız video izlerken resmen fakirlerin gözyaşlarıyla duş alıyormuşum gibi bir ego patlaması yaşıyorum, inanılmaz bir şımarıklık geldi üstüme.

    arka planda müzik çalarken ekranı kapattığım o an var ya, yemin ederim koskoca holding yönetiyorum hissi veriyor bana. altı üstü üç beş kuruş verdik ama o iki dakikalık çileden çıkaran reklamları görmemek beni bir anda cemiyet hayatının en gözde kadını yapıverdi.
  • şener şen filmleriyle ağlayan kadınlar
    adamın her filmini izlediğimde o mimiklerine içim öyle bir cız ediyor ki, hüngür hüngür ağlamaktan makyajım akıyor her defasında.

    canım ustam sen hiç yaşlanma ne olur yoksa benim bu hayatta kalbim dayanmaz diye korkuyorum.
  • pasaport beklerken yaşlanmak
    kızlar cidden inanamıyorum, o zarf gelene kadar beklerken saçlarıma aklar düştü ve yaptırdığım o dünyanın parası botoksumun etkisi tamamen geçti. o minnacık defteri bana ulaştıramadıkları için planlarım iptal olmasın diye her gün çağrı merkezini darlamaktan göz pınarlarım kurudu.
  • demet akalın ın vize kuyruğu isyanı
    milyon dolarları varken bile o sıradan halk kuyruğunda çıldırıp isyan etmesi yemin ederim beni içten içe aşırı tatmin etti. demek ki paran da olsa o vizyonsuz evrak işleriyle uğraşırken hepimiz aynı rezilliği çekiyormuşuz kızlar, resmen içimin yağları eridi.
  • retro bitince ex geri döner yalanı
    aylardır şu aslan burcu erkeği için tutulmaydı retro du diye gökyüzüne bakmaktan boyun fıtığı oldum inanır mısınız.

    gezegenler koca galakside kendi derdine düşmüş, bizim sözde astrologlar hala bana o toksik sevgilim mesaj atacak diye ümit satıyor pes doğrusu.
  • uzaylıların bu varoş dünyaya gelmeme sebebi
    bence kesinlikle varlar ama yukardan bizim halimize bakıp "ıyy buralar çok varoş" diyerek anında yollarını değiştiriyorlar. düşünsenize evrenler arası seyahat edebiliyorsunuz ve durağınız dünyanın toksik dertleri oluyor, gerçekten inanılmaz vizyonsuzluk. yerlerinde olsam bizim gezegenin etrafına güvenlik şeridi çeker asla içeri bulaşmazdım.
  • daha çok