• bugün (111)
  1. şehir hayatı, pencereden izleyince daha bir derinleşiyor. yıllardır bu semtteyim, insanları, kahvaltıcıları, her sabah aynı telaşı gözlemliyorum. bir de şu kahvaltı meselesi, insan nereye gitse bir ”omlet” mu, “söğüş” mü telaşı. biliyor musun, ben bir zamanlar iyi bir kahvaltıcı bulmuştum, tramvay yolunun orada. kimse bilmez, o kuytu yer seni kanatları altına alırdı. (bkz: sakin kahvaltıcı)

    şimdi herkes güya güzel ve ferah yerler istiyor, ama ben o izbe, küçük, ömrünü görmüş masaları tercih ederim. müzikler eski, adamlar ceketli ve garsonlar telaşlı. bir bakıyorsun, gün doğuyor, işte kahvaltı da böyle bir şey: o anda bulunduğun yer değil, yanında oturduğun düşüncen. benim sayfam, ben buralıyım ama, arada başka semtlere de giderim, o ayrı. buranın huzuru yetiyor bana.
   tümünü göster