• bugün (201)
  1. yıllardır şu televizyon karşısında bir sürü dizi izledim ama hep aynı kapıya çıkıyoruz: aileciyiz, mahallenin en zengini ile en fakiri komşuyuz, bir de düğün bölümleri var ki o ağlama sahnelerine dayanamam. benim için en iyileri hâlâ eski kuşak, çünkü ne dersen de, şimdikilerin çoğu ne yazık ki tam bir tekrar. hani dönüp kendine sordun mu, 'bu dizi hangi diziye benziyordu' diye; cevabı hep bulursun, ya biri şuna ya da ötekine benzemiştir.

    yine de bazıları var ki hakkını vermek lazım. bastığı yeri bilen, karakteri oturan, işçiliği kendini belli eden yapımlar da çıkıyor arada. benim kriterim basit: bir dizi başlarken bana kendimi 'aa bu ailenin mutfağı benim mutfağım gibi' dedirtiyorsa tutuyor o keyfi. yemek sahnelerini bile özenle kuruyorlar ya, o detaya bayılıyorum. oyunculuk dersen kimi zaman herkes abartıyor da, birkaç isim var ki görünce rahatlıyorum.

    kısacası en iyi dizi demek benim için sahici diyalog, sıcak aile sofrası, bir de mahallenin dedikodusunda kendimi bulmaktır. teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, ekranda adam akıllı samimiyet olacak ki insan izlesin. bana kalırsa çekim kalitesinden önce hikâye tamam olmalı. neyse efendim, ben bu kadar yazıp gidiyorum; dizilere bir de ev işi yaparken yarım kulak dinleme keyfi eşlik ederse, değmeyin keyfime.
   tümünü göster