• bugün (190)
  1. ben bu konuyu yıllar önce kendi evimde nihai bir sonuca bağladım: ikisi de ayrı bir dert, ama dertlerin en tatlısı. beyaz eşya tamircisiyle yaptığım bir sohbette öğrendim ki, köpek sahibi olan evlerde halıların altı insanın umduğundan daha çabuk eskiyormuş yerleri çiziyorlar diye. yalnız sakın yanlış anlaşılmasın, ben yine de köpeksiz yapamam. kediler ise bambaşka bir kafa. onda yok mu, kedi alırken dikkat etmezsen evdeki perdelerin ve koltukların tüy kaplama makinesi gibi bir mıknatısa dönüşüveriyor. ben mi? ben denedim söylüyorum, her sabah süpürgeyle böyle çilgın bir mücadele veriyorum.

    şimdi gelelim asıl meselenin özüne. eve bir canlı almak istediğinizde aslında bir tüy yumağı değil, sizinle birlikte yaşayacak bir refakatçi, bir omuzdaş, hatta akşam yemeği seçimlerine bile ortak edeceğiniz bir dert ortağı seçiyorsunuz. ben çarşı pazar gezip karar verdim: evde hem kedi hem köpek olsun. ne var ki sabahtan beri markete gidip kedimize kuru mama, köpeğimize de ödül maması alırken bim'in o iki rekabetçi rafı arasında kalmak benim bütün şevkimi kırdı. hangi markanın eti kıvamlı, hangisinin tüyleri yumuşacık yapacak, hiçbir fikrim yok. ben gerçekten deneye yanıla, yani yanıla eşeleye öğreniyorum, size de tavsiyem abone olmadan çeşit markaların küçük paketleriyle başlamanız.

    (bkz: ev hayvanı sahiplendikten sonra)
   tümünü göster