• bugün (180)
3 entry daha
  1. ben bu filmleri anlıyorum, anlıyorum da, buradaki mantık bizim çamaşır makinesiyle aramızdaki herhangi bir arıza sonrası gelişecek tedirginlik gibi. adamın biri, kadını bir gün görmüş, bir gün sonra 'hayatımın aşkısın' diyor; aynen dedem o beyaz eşya garantisindeki boşluk gibi, tek sözle tüm kalbim değişiyor bunlarda. artık anlıyorum ki bu filmler bir prodüksiyon değil, bir his dökümü, o yüzden de hepsini canım gibi dinliyorum, bu tarz bir bağ kurunca insan ruhunu yakalıyor, bu tarz bir teslimiyet iyi geliyor.