• bugün (164)
  1. çocuklarım ortaokula başladığından beri evde ‘acaba kaçıncı sırada okuyalım, efe hangi seriden başlasın’ krizi eksik olmuyor. ben de size serinizle birebir tecrübeyle söylüyorum, felsef ve hikaye akışını yakalamak için şu sıraya gözümüz gibi bakmak lazım: felsefe taşı ile giriş verir, sırlar odası ile tempo bi artar, azkaban tutsağı ilk kez olayların girdiğini hissettirir. atişler kadeh filan derken insan gaz oluyor tamam ama çocuğa tek etkileşimsiz yerde istemeyiz. ilk üç kitabı bilhassa gönül rahatlığı öneriyorum; büyücülük mü, iskence mi dersen bek tamam sım indisi kokuyor hele ikinci ve üçüncüler hic olmazsa. hiç detay vermeyeyim burada; zira kimileri de ilk kitabı okuyup açıkçası ‘yav sen ayrı oldun’ tepkisi verebiliyor. içinde bulunduğum evde teknede cepler ana gündem minvesi dediğimden günü birlik bir sıra listesi kale alınır: sonra ateş kadehi ve zümrüdüanka girer, sonra karanlık katip daha melodramik yayılarak başlarız. yani net konuşursam serinin tadında okabul kitlen Çoktüpe seslendi gel isdiri sunların kurbandan çelik. zaten evdeki çocu tırsıyor bazen kendinden büyük kitada: bayıla bayıla serser istek etmem, temiz kopyalarla gidin.
  2. harry potter sırasını net biliyorum, iş önce felsefe taşı'ndan, sonra sırlar odası'ndan geçiyor. öyle sürekli ekran kaydırma gibi düşünün, araya bir de farklı boyut girmez; bolca düşersen akış bozulmaz, biraz yorulsan da her kitabın ayracı farklı olur.