• bugün (178)
  1. şehir hayatında yaşayınca insan insanın her yerde bir şeyler anlatmaya çalıştığını görüyor; asansördeki komşunun sözü, kahvedeki bir masanın muhabbeti, market kuyruğundaki kadının fısıltısı... aslında herkes büyük bir resmin peşinde. kurumsal kurguların bize sunduğundan farklı bir gerçek var diye düşünmek insana derin bir keyif veriyor, özellikle de yalnız hissettiğinde.

    bence bu teoriler bu kadar ilgi çekmesi tamamen insanın düzenden kuşku duyma ihtiyacından. penceresinden dışarıyı izleyen biri için her şey sıradan mı? hayır, her ayrıntı biraz başka okunabilir. bankaların da, sokak lambalarının da, binaların simetrisinin bile bir mesajı var gibime geliyor. tabi bunlar doğrulanmıyor ama doğru olsun ya da olmasın, hikâyelerle bezeli bir dünyadaki algımızın canlı kalması asıl mesele.