• bugün (178)
  1. hayatın anlamı herkes için farklı elbette ama ben elli yaşıma geldiğimde anladım ki mutluluk, derin felsefi kitaplarda değil, gündelik pratikliklerde. markette kilosu uygun domatesi yakalamak, kargonuzun zamanında gelmesi, evdeki aygıtların sorun çıkarmadan gününü doldurması... asıl anlam aramıyorum artık, 'düzen tuttu mu gerisi gelir' diyorum.

    insan gençken 'ne için yaşıyorum' diye düşünür, öyle boğaz boğaza kurulur. oysa hayat sabah kahvaltısında kaynamış yumurtanın haşlanmasına, makinede çıkan bulaşıkların kokuşmamasına, kiraya giden parayı hesaplarkenki sakin kafaya bakar. bu konularda rahat olan insan genelde huzurludur. kiracı olu, bürokrasi fırtınası olsun, dünya dönene kadar sen yine de kesinti koyalım tezgaha. ben denedim, az masrafla büyük derman var, bakınız tv kumandası Derdini Anuna, bakınız Hemen Dokunan Anıl