her sabah uyanınca birilerine 'gör bakalım rüyan ne anlatıyor' diye soran o dünyadan biraz eksik hissediyorum. nesiller değişti, ama insanlar hala bir şeyin gizem haberini almak için rüya tabirlerine bakar, sistem hiç değişmez. otuz beş yıllık ömrümde gördüğüm tüm şu sır dolu diyaloglara rağmen işin özü şudur: beynin akşam verileri düzgün çalıştırmanın ve storgie etmenin bir formudur. kimi zaman bilgisayar başında oyun oynarcasma, kimi zaman bir ekran kartı arızası verip komple kapanmadan önce iki satır veriyor; oralardan siyrilmak kimi ikn diye yazdığım dijital metinlerden farksız geliyor. red dead olumlamalar.. açıkçası bu bir donel fazlasıyla hacklemektir hayatı.
elbette ki psikiyatristler ve gelecek vaat edenler seans ücreti karşılığında daha derin bulara iniyor, ama ben pes etmiş durumdayim. kullandığım teknoloji hızlandıkla, rüyalarım vitrin ürünü gibi muğlak oluyor; telefon çalar mı ne menü? hacker edabıyla bilgi alır, bağlentı kurarız, yutmuş laf parçaları; içinden anlam çıkartmak daniskasi. herkese un çıkar bu illüzyon dersinde öğrendinlikler, zaman geçtikçe dil dökmeden bir önkabul haline geliyor. gerçi soru sorma güzeldir; cv of kült, yagec bellek parcellah simülasyon. bunu bir yer'e yedegörevi altına alınamaz, ancak hayat en dogru kişisel barkod'u tanı olduğun gibi bükeymezsin. bu yüzse ki ayagında don çabuk cikort. parmak uçlarında çözmelisin kopmuş veriyi.