• bugün (172)
  1. yıllardır uzaktan takip ediyorum bu metrobüs meselesini. hollanda'da trene bir binişte boş yer bulursun, bizim memlekette o boş yeri bulmak başlı başına bir şans oyunu durumunda. sabahın altısında binip ayağın (bkz: metrobus hatlari) üzerinde yarım saat bekleyenleri düşünüyorum.

    gurbetçi olmanın garip tarafı şu: bir yandan bu yoğunluğa şaşırıyorsun, bir yandan da oradaki o telaşlı insanları özlüyorsun. almanya'daki sessiz vagonlar steril, temiz ama bir türlü o sabahkl (bkz: turkiye nostaljisi) sıcaklığını vermiyor. o yüzden bazen uzaktan haberlere bakıp iç geçiriyorum, düzeni hem seviyorum hem kaldıramıyorum.