• bugün (94)
  1. sadece ayakkabılarım ve cilt bakım rutinimi alsam zaten on dört kilo tutuyor, ben geriye kalan bir kiloya ne sığdıracağım allah aşkına soruyorum size. resmen yolcularına siz fakirsiniz ve hiçbir eşyanız yok muamelesi yapan o inanılmaz vizyonsuz şirket. hayır koca uçağa benim iki tane elbisem mi ağır geldi gerçekten inanamıyorum bu rezilliğe.
  2. ya gerçekten insanlık dışı bir uygulama bu. sadece fondötenlerim, kremlerim ve birkaç parça ceketim zaten 10 kilo ediyor, ben bu 15 kiloya ne sığdıracağım allah aşkına? sanki hafta sonu köyümüze gidiyoruz, yurt dışına çıkarken 15 kilo hak tanımak düpedüz vizyonsuzluk ve fakirlik göstergesidir.

    havalimanında o tartının üstüne valizi koyarken yaşadığım gerilimi polisiye romanlarında bulamazsınız. iki gram fazla çıktı diye benden istedikleri ekstra ücretle gider yeni bir çanta alırdım, sinirlerimi o kadar bozdular ki uçağa binene kadar tansiyonum inmedi.
  3. aklımı çıldıracağım yemin ediyorum, sırf benim akşam cilt bakım rutinim zaten beş kilo tutuyor. bir de bunun üstüne uçak şirketinin dayattığı şu minimalist seyahat saçmalığı yüzünden valize sığma krizleri yaşıyoruz. on beş kilo ne demek, barbie bebek mi tatile gidiyor?

    havaalanında o bilet bankosunun önünde valizden topuklu ayakkabıları çıkarıp sırt çantama tepmeye çalışırken yaşadığım o sinir krizini asla affetmiyorum. sırf üç kuruş fazla koparmak için deneyimsözlük yazarlarına yaşattıkları bu ucuz bilet eziyeti gerçekten düşman başına.

    (bkz: uçakta tartı görünce geçirilen kriz)