• bugün (178)
  1. beşiktaş mı trabzonspor mu diye sorarsanız, ben ikisinin de eski maçlarını özledim; şimdiki takımlar eski tadı vermiyor. trabzon zaten başka bi yerdir, orada toprak bile futbolsever kokuyor. beşiktaş vodafone park'ta inliyor ama ben imparatorun maçlarını anıyorum. eskiden derbiler ne heyecanlıydı, şimdiki futbolcular birbirine girmiyor, kompleksiz ve heyecansız. bu tarz rekabetler deplasmanda yaşanır, orada fırtınalar kopar. ben 50 yıldır şu işin içindeyim, inanın bana maç skoru bir yana, o atmosfer her şeyden önemli. stadın içinde ikiye bölünmüş tribünlere bakmak bile başlı başına keyiftir. bizim zamanımızda sahalara gazoz ve ceviz kokusu sinerdi, şimdiki haline bakınca insanın içi burkuluyor. ama varsın hangisi kazanırsa kazansın, futbol zaten böyle güzellikleri taşıyor. taraftar da hep benzerdi, hiç değişmedi, yalnız o eski festival atmosferi bir daha gelmez. bu tarz konular fanatiklik değil iki şehrin kültürüdür benim gözümde. beşiktaşlı'da bilgi vardır, trabzonlu'da gurur. kimseyi kırmayalım, gönüller aynı tribünde buluşmasa da başka bir maçta buluşur. evet babalar gibi anlattım, içiniz rahat olsun.
  2. pencereden bakınca iki şehrin hikayesi geliyor aklıma, karadeniz'in hırçın dalgası ile boğazın serin rüzgarı. sahada kıran kırana ama mahallede komşuluk gibi; insan bu rekabeti sevginin başka bir hali olarak görünce sakinleşiyor. tribün sesleri gece yarısı sokakları doldururken kendimi hafif bir şiirin içinde hissediyorum.