• bugün (180)
  1. bir kere maalesef dünyanın bireysel bir etik/epik tanrısı yok.

    yani gönül isterdi ki, olsun, düzeni sağlasın, işleyişi etik bir şekilde yönetsin. dualara falan yanıt versin. yani pozitif/iyi bir otorite olsun bir çeşit temsili başkan gibi... ama yok yani eğer böyle birini ararsanız karşınıza musa'nın taptığı tuhaf bir tanrı formu çıkar. ve size, ona tapınmasını ve çileciği öğütler ve sürekli sizi azalarlar, sefil hale getirir. o yüzden bunu böyle kabul etmek lazım.

    kainat dışı bir tanrı olabilir ama bu konu dışı bir şey. elbette her şeyi bilemeyiz. kainat dışı tanrı varsa da aşırı anonim takılan ve yine, mükemmel olmayan bir güç olmalı.
  2. dünyaya dair acı gerçeklerin başında şu gelir evlat: kimse senin yerine düşünmez, hele banka ya da teknoloji şirketleri hiç düşünmez, sen kendini kollayacaksın.

    ben bu yaşa geldim, gördüm geçirdim; sözleşmeyi okumadan imza atma, şifreni kimseye verme, o 'kolaylık' diye sundukları şeylerin hep bir bedeli var, aklında olsun.
  3. diğer bir konu, kötülük konusu sanıldığından daha karmaşıktır.

    kötülük sorunsalı neredeyse yazının bulunduğu yüzyıllarda bile konuşulan bir şey. tanrı varsa, kötülük nasıl olabiliyor, ya da tam tersi. kısaca, dünyada net olarak kötülük var. ve bu da dünyanın, doğanın, yüce yöneticinin buna öyle ya da böyle izin verdiğini gösteriyor. ve bu izin, basit deneysel bir izne de benzemiyor... dünya tarihi kötülüğün tarihidir, tarihteki on binlerce savaş, kıyım, zulm ve tecavüzler, klisenin yaptığı tuhaf işkenceler. haksız yere ömrünü zindanda geçiren insanlar.. yani kötülük dünyanın maalesef temel bir gerçeği.

    ama iş göründüğünden de karmaşıktır. bugün şunu biliyoruz. madde, protonlardan ve nötronlardan oluştuğu gibi, elektronlara da ihtiyaç duyar. yani varlık, eşit oranda pozitif ve negatif iyonlardan oluşur. sadece pozitif iyonlardan oluşan bir madde doğada var olamaz. kısaca, sadece iyi olan bir şey dünyada var olamaz. iyi olan şeyin bir amacı, hırsı, ihtirası, tutkusu... olmaz. iyi olan, cennette olan, ölü olandır. var oluş, bedenlenme ve dünyada bir momentum içinde yaşama itkisine sahip olmak, direnmek, mücadele etmek, ancak içsel bir ihtirasın sonucudur, ihtiras da kötüdür. insanı beden haline getiren şey, insanın kötü tarafıdır. mutlak iyi insanın bedensiz ve doğanın bir parçası olması beklenirdi.

    kısaca, aslında varoluş bir miktar da olsa kötülüğün var oluşuyla mümkündür. elbette iyi ve kötü dengede olmalıdır. ama dünyada iyiyi haddinden fazla arttırmaya çalışmak, kişiyi yok oluşa götürür. var oluş kötülüğü kabulü ve ondan kaçınmanın terk edilmesiyle korunabilir.