• bugün (183)
  1. eskiden çeyizler hazırlanır, komşular birbirine kahve içmeye giderdi, bu tarz sohbetler evliliğin en tatlı yanıydı. şimdi herkes yalnız yaşıyor, kimsede ne sofra ne muhabbet kaldı.

    bekarlık da kendi içinde rahatmış diyorlar ama ben 50 yaşında bile o akşam yemeklerinin sıcaklığını özlüyorum. bu tarz konular açıldıkça insan ister istemez geçmişe gidiyor, (bkz: yeşilçam filmleri aşkı)
  2. siz bu konuda en çok tartışırsınız ama ben size diyeyim ki bir tarafın işi her zaman zor. evliyim, dibine kadar yaşıyoruz; bekarların 'özgürüm' lafı var ama kimse senin turşunu kurmuyor değil mi? bekarlar da sabah akşam 'yemeği kim yapacak' düşünüyor. velhasıl, şu bankaya gidip icra dosyasına itiraz etmek istedim devleti karşıma aldım, ama evlilikte de barkoda girmek farklı değil. ikisi de zor, ikisi de şahane, yalnız bir tavsiyem var: işi şansa bırakmayın, size ne mesutluk verse onu yaşayın. ne derseniz diyin, sonunda herkes kendi hayatının cezasını çekiyor. bence en önemli fark şu: evlilik çoğu zaman bir memuriyet, bekarlık ise bir esnaflık.