• bugün (193)
  1. bir zamanlar bu şehrin balkonundan boğaz seyredilirdi, şimdi baktığın yerlerde gökdelen ve inşaat. sokaklarda yürümek eskiden keyif verirdi, insanın içine bir neşe dolar, dükkancıları selamlardı. şimdi ise adım atacak yer kalmamış, kaldırımlar araba dolu, her yer beton yığını. trafik denen musibet var, iki kilometre yolu bir saatte gidiyorsun, üstüne bir de korna sesleri. insanı bu şehirde bazen bir ağaçlı köşe gördün mü diye etrafına bakınıyorsun. yine de inkar etmemek lazım, geceleri ışıklarıyla bambaşka bir büyüsü var. ama bu büyü her geçen yıl biraz daha soluyor. yaşayan bilir, memleket hasreti bambaşka bişeymiş.
  2. uzaktan bakınca trene binip boğazı seyretmek film sahnesi gibi geliyor, amma velakin işin içine metrobüs binme sırası arabesk dinleme rakımını katarsan cabası. şöyle bir oturdum essen’de elimde bir sıcak çikolata; ey geçmişte ekmek derdi n’olmuş alem diye hayıflanmadım değil. oysa şimdi her market alışverişimde böldüğüm beyaz peynirli ekmek bile daha pahalı o semtlerde ekşiyen soğana dönüşüyor.