sokak aralarında kaybolup her köşede ayrı bir dönerci tabelası görüyorsun, ama o dumanın kokusuna kapılıp içeri girmek lazım.
bu tarz semt semt gezmek insana şehri bir de bu yönüyle sevdiriyor.
(bkz:
döner)
istanbul'da iyi dönerci bulmak artık bir semt meselesi oldu, her mahallenin kendi mekanı var, kimse açık açık 'şurası en iyi' diyemiyor. ekmeğin arasına bakan da var, etin parçasına bakan da, çoğu zaman en sakin, en sıradan görünen yer çıkıyor en lezzetlisi, insan oradan geçerken pencereden bakıp içindeki yabancılığı görüp devam ediyor.
şehrin değişimi de etkiledi bunu, neresi yıkıldı neresi taşındı bilmek güç, bir zamanların köşe başındaki dönerci şimdi başka semtte kurulmuş. en iyisini bulmak için biraz sokak aralarında dolaşmak, kalabalığın nereye yöneldiğine dikkat etmek gerekiyor, güzel bir günün isteyebileceği en güzel bitişlerden biri belki de.