bursa'da her kadının uzmanı olduğu işlerden biridir kahve falı, klüp kurulacak dense yeridir. benim de öğlen misafirlerimle içtiğim kahvenin üstüne bir fal bakarım, ne çıkarsa heyecanla anlatırım. fincanın kapatılış şekli bile bir sanat, yumruk yapıp şöyle bir sağa çevirisin, sonra dilek tutup bırakırsın. telve dibinde ne görürsen ona göre bir hikaye kurarız. şahsen çok fazla inanmıyorum ama birini gülerken görmek bana yetiyor, ne konuşulursa konuşulsun iyi dileklerle bitiririm.
çay da insana fal baktırır desem yalan olmaz ama aslan kahve tadı başkadır. beninki sade ve şekeri bol seven zaten dibinden hayatını anlatır. bu tarz seanslardan sonra hep olumlu mesajlar dağıtırım, negatif olanı başkası söylesin bana göre değil. misafirlikten kalkan bir fincan telvesi asla çöpe gitmemeli, illa bir bakış taşır. siz de sırf eğlence olsun diye bir arkadaşınızın aptal falcılıklarını çıkarın, ortaya o kadar çok komik olay çıkıyor ki kahvenin tadı dump ediyor.
finandaki telveler, bana yıllar içinde taşındığım semtlerin sokaklarını hatırlatır. kimisi 'bir kitap sayfası gibi detaylı' der, kimisi bakar geçer; falların çoğu, içtiğimiz o güzelim günün hesabını kapatmaya çalışan küçük bahanelerdir. o yüzden bu işi bir gözlem meselesi sayarım, kahve bitmeden asıl dinlemem gereken sessizlikmiş meğer.