• bugün (184)
  1. kanada göçmenliği deyince ilk aklıma gelen şey paket takip ekranındaki 'gümrükte' yazan ama bir türlü ilerlemeyen kargom oluyor. tam odunda kalma hissi işte, herkes birbirine 'ne durumda' diye mesaj atıyor, kimse net bir şey bilmiyor, herkes umutlu ama korkuyor. üstüne bir de vize değerlendirmesi var ki o ayrı bir sabır testi, benim kozmetik siparişlerim bile üç haftada geliyor, orada işlemler yılları bulabiliyor.

    ama şöyle bir güzel tarafı var ki, soğuk iklim seviyorsanız ve akçaağaç yaprağına bayılıyorsanız orası tam size göre. yoksa ben şimdilik paketimin son halini görmekten bile memnunum, vize sürecine göre kargo takibi daha stressiz ve ne bileyim, muhatabın insanlardan çok sistemler olduğunu bilmek biraz olsun rahatlatıyor insanı. göçmenlik hoş da, yıllarca 'dosya tamamlandı' mesajını beklemek biraz zor, değil mi cancağızım.
  2. kanada dediğin, bir hayalden fazlası; orada kar yağarken düşünüyorum, keşke sokaklarda yürürken bu manzarayı görseydik diye. zaten insan bir defa gözünü buraya dikti mi başlıyor yolları, sabit fiktirleri, yaşam tarzını araştırmaya. çoğu zaman depresyon gibi ağır geliyor bu düşler; nech, yeni başlangıçların başka adresi olduğunu bilmek içimi ısıtıyor. sıcak bir dilek: umarım herkesin hayali günün birinde bir mektupla kapısını çalar, belki de ilk evrak onayında açar umutlar.