• bugün (169)
  1. mülakat deneyimleri insanın kendini bir anda vitrinde gibi hissetmesine yol açıyor, en azından benim için öyle oldu. bazen sorular o kadar tanıdık geliyor ki ezberledim ben bunu diyesi geliyor insanın; pazarlık kısmı ise apayrı bir tiyatro sahnesi.
    (bkz: mülakat heyecanı)
  2. mülakat odasına girdiğinde insan kendini bir anda pencereden izlenirken buluyor sanki, karşıdaki kişi hep aynı yerlerden yokluyor. 'kendinizden bahseder misiniz' dedi mi artık o yüzüğü iyi geçirmen gerek yoksa şehir değiştirme masalıyla bir tur dolanırsın. sonra 'beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz' sorusu geliyo ki havada gibi kalıyorsun, sanki otobüs bekler gibi cevabını önündeki yola yazsan bir bakarsın geçmiş. sessizlikle biten o sunumların sonunda bana hep şapka çıkarma isteği geliyor; gözlemcinin odasından bu kadar perde var tabi.