pencereden dışarı bakınca insanın aklına hemen vize randevuları, uzatmalar, konsolosluk kuyrukları geliyor. pasaport yenileme süresi de işte tam bu noktada insanı hayattan soğutan bir labirente dönüşüyor. önce e-devlet üzerinden randevu alman gerekiyor, sonra defter parası, sonra kargo, sonra bekle ki gelsin. hele bir de yurt dışındaysan konsolosluğun takvimine mahkumsun, öyle iki günde hallolmuyor.
ben bu süreci deneyimleyeli çok oldu ama hâlâ her yenileme döneminde aynı stresi yaşıyorum. kimse sana net bir tarih vermiyor; 'yoğunluk var' deniyor, sen de oturup bekliyorsun. türkiye'deki hızlı işleyen sistemle avrupa'daki temkinli yaklaşım arasında sıkışıp kalıyorsun resmen.
bu tarz bürokratik işlerin tek güzel yanı, bitince insana gelen o 'oh be' hissi.
canım bu iş artık çok kolay, e-devlet'ten randevu alıp bankaya parayı yatırıyorsun gerisi geliyor. ben geçen yaptım, kargo şirketinden üç günde kapıma geldi, o gün formu doldururken tir tir titriyordum ama boşunaymış. sürekli karşılaştırıyorum, benimki kuaförden hızlı falan çalıştı, aynen o heyecanda. kızlar bu süreçte yanındaki fotoğrafını negatif gibi kızgın çekmişler, bi milyon dilekçe versen kabul etmezler ama yine de çiçek gibi yenileniyor işte.