• bugün (176)
  1. uykusuzluk deyince içim daralıyor, resmen e-devlet şifresi bulamıyormuşum gibi hissettiriyor. yatakta sağa sola dönüp dururken aklıma sgk'nın bir evrakını eksik doldurduğum geliyor, off yine uyku kaçtı. emekli olduktan sonra da aynı, sabah 5'te uyanan damarların verdiği bir huzursuzluk işte. önerim: ekranlardan uzak durmak, ama biz buna rağmen şifremizi hatırlayamayız, o da ayrı.
    (bkz: melih öküzünler kitabı)
  2. uykusuzluk deyince hepimizin bildiği durumlar var; telefonda stalklamak, kremlerin denemelerin sonu gelmez. bilmem kaç paket yüz maskesi sipariş ettim gece körü huzur buluyor insan ama kargo gelinceye kadar akla karayı seçiyorum. mesela bir keresinde nemlendirici yağı geciktiğinde bütün gece makyaj temizliği yaptığımı hatırlıyorum, oh ne güzel maskara ertesi gün göz altlarım mor değil diye seviniyorum ama işin aslı strateji varya. (bkz: nemlendirici starı)

    aslında hiçbiri çalışmıyor, inanın kremler bilelim ki en büyük hakikat morla birlikte uyanmak. yorgan altına girerken instagram'dan bir gece rutini videosu izleyip bu işi çözüverdim sanmak — ah canım masumiyet. şimdiki aklım olsa yastık altına kekik koyardım en azından maddi kaybım olmazdı. (bkz: biberiye bazlı uyku çayı deneyimleri)