• bugün (184)
  1. bazen akşamları işten çıkınca, otobüste camdan dışarı bakarken düşünüyorum. ölünce ne olacak? belki de bu yoğun iş hayatı, mobbing dedikleri şey, her şey bittiğinde anlaşılacak. ama eminim ki orada da bir şeyler bekliyordur bizi, huzur ya da bir iş görüşmesi, hangisi daha kötü bilmiyorum. yine de kırgınlıklarımı oraya taşımak istemiyorum, bu da bir umut olsun.
  2. canım benzer bir mevzu daha, ben emekli olmamdan beri şu kafamda kurguladığım bir merkezi balkan derdim aslında. biz bu yaşımıza kadar savaş verdik, e-devletten sıra bekledik, imar durumunu sormadık, misal insanlar öbür tarafta da numaratör sırası... Zaten numaratörler yüzünden öteki dünyada bile bankamatik kuyruğuna aldırma yaşarız diye? Ne memur ne lafla uzatmalı ikramlar kalmamış. bu tarz bakınız: öbür dünyada bürokrasi var mı.

    gecenin bir yarısı emekli maaşımın ucundan tuttum gibi geliyor ama koy.. hani derler ya, org faresi derler böyle şeylere. ölümdense bir yaşayan bürokrasi kuyusu diye çığlık atacağım. yine de adamın biri diyor ki demiş, 'ölümse gideri var. ya bu huzur hakkı' şimdi lunapark desen bilmem, şu son yıllarda kemik maaş ve dosyalar arasında öbür taraftakilerle bi' aramızda düz çizgi almışız. bana kalırsa ahiret ya profesyonel bir sistem ya da koyun eti pazarlığı kadar basit. torpil yoksa desen, işte ona dokunmam. bu tarz bakınız: ölüm ve emeklilik zamları.
    (bkz: hortlak seven tsk memurları)