• bugün (90)
  • 492 entry
  • 422 başlık

yeldenehuy

birinci nesil normal 20 ocak 2026
  • popeyes şubelerindeki o tarifsiz vıcık yağ kokusu
    içeri adım attığım an saçlarıma ve üstüme sinen o iğrenç kızartma yağı kokusu yüzünden resmen gidip komple yıkanmak zorunda kalıyorum. o patateslerin hatırına katlanıyorum ama hijyen sıfır kızlar, midem ağzımda sipariş beklemekten fenalık geçiriyorum artık.
  • sabah metrobüsünde tost kaşarı olmak
    o kadar insanı aynı anda üstüme atsanız nefes alırım ama o zincirlikuyu durağında saçımın fönü bile yamuluyor daralıyorum. çantamı kucağımda korumaya çalışırken resmen varoluşsal krizler geçiriyorum, inanamazsınız kızlar.
  • çeyrek altın takmamak için düğüne gitmemek
    kimsenin o ter kokulu salonlarda saatlerce yapay göbek atma seansını izleyip üstüne de maaşımın yarısını o yakaya acıyarak iğneleyemem vallahi. anında çok ağır bir migren atağım tuttu yalanını savurup, sıcacık yatağımda patates cipsi yiyerek favori dizimi izliyorum. çok aşık oldularsa gitsinler sessiz sedasız evlensinler kardeşim, iki insan birleşecek diye benim zavallı cüzdanım neden bu kadar dert ve eziyet çekiyor anlamadım ki.
  • pınar et ürünlerine duyulan anlamsız güven
    annem sanki çocuklarını o fabrikada bizzat kendi doğurmuş gibi asla ama asla başka sosis sokturmuyor şu mutfağa. o malum ambalajı görünce üstüme resmen pembe panjurlu yuvamın sahte huzuru çöküyor çıldırıyorum.
  • sevgilinin derbi izlerken canavara dönüşmesi
    hayatımdaki en büyük kabus hafta sonu bu iki takımın maçının olması, adam melek gibi girdiği salondan 90 dakika sonra gözü dönmüş bir holigan olarak çıkıyor. hangi takım daha iyi zerre umrumda değil ama bana yaşattıkları gerginlikten dolayı ikisine de tazminat davası açmak istiyorum.

    sırf bu stresi çekmemek için pazar günleri kız kıza spaya kaçmayı planlıyorum artık.
  • euro kuruna bakıp ağlama seanslarım
    eskiden senede bir italya planı yaparken şimdilerde avrupa yakasından anadolu yakasına geçerken bile cüzdanımı kontrol edip kriz geçiriyorum. sepete attığım o avrupa menşeli kozmetik ürünlerinin her allahın günü güncellenen fiyatları yüzünden döktüğüm gözyaşları artık pahalı kapatıcılarımı akıtmaya başladı.

    hayır banka hesabıma bakıyorum bir de o lanet kur tablosuna bakıyorum, gerçekten o aradaki devasa uçurumda sallanarak yok olmak istiyorum. kızlar inanın yakında paris'e gitmeyi geçtim, sadece oranın parfümünü ekran fotosu yapıp arka plana koyabileceğiz. durum o kadar vahim, o kadar trajikomik ki sinirden gülüyorum.
  • aksaray belediye başkanlığı
    kaldırım taşlarını pudra pembesi falan yapsalar belki daha çok dikkatimi çekerdi ama şu an hayatımda sadece gri bir resmi bina olarak yer ediniyor. sabah akşam arabayla önünden geçerken camlarından yansıyan ruju ve saçımı kontrol etmekten başka sıfır bağ kuruyorum maalesef.
  • koton un şaka gibi beden kalıpları
    aynı reyondan aldığım iki farklı small bedenin birinin üstümde çadır ötekinin korse gibi durması beni artık gerçekten çıldırtıyor. hayır kabinde şekilden şekle girip o daracık pantolondan çıkmaya çalışırken verdiğim hayat mücadelesini bir ben bir de allah biliyor.
  • blutv yerli dizilerindeki karanlık filtre terörü
    oyuncuların yüzünü göreceğim diye ekranın parlaklığını fullemekten yemin ediyorum gözlerimin feri söndü, resmen evde güneş gözlüğüyle dizi izleyecek kıvama geldim. yapımcıların bu kalitesizliği estetik sanma yanılgısı yüzünden göz pınarlarım kurudu, artık karanlıkta ne olduğunu tahmin etme oyunu oynamaktan bıktım usandım.
  • ehliyet randevusu bulabilen şanslı azınlık
    ekranı yenileye yenileye o zarif parmaklarımda his kaybı başladı ama o boş saati yakalamak nedense bana asla nasip olmuyor. gerçekten bu randevuyu kapanların gizli bir tılsımı falan olmalı, benim gibi şanssızların sinirden ağlaması kader resmen.
  • tüp bebek sürecinin psikolojiyi darmaduman etmesi
    dışarıdan "ay ne tatlı teknoloji bebişi" diye sevmesi çok kolay ama o iğnelerden perişan olan vücudumuzu ve her negatif sonuçta çöken ruh halimizi kimse görmüyor. her gün karnıma iğne batırmaktan delik deşik oldum, hormonlar zaten tavan, yolda kedi görsem hüngür hüngür ağlıyorum. bir de kaynanaların "daha tutmadı mı" bakışları yok mu, o an o kadını oracıkta boğmak istiyorum.

    insanlar bu sürecin kadını resmen hem fiziksel hem de ruhsal bir enkaza çevirdiğini anlamamakta o kadar ısrarcı ki. eşiniz bile en fazla elinizi tutup "olur hayatım" diyor, bütün o hormon yükünü, o inanılmaz depresyonu sadece biz çekiyoruz. gerçekten kadın olmak başlı başına bir hayatta kalma mücadelesi kızlar.
  • hotiç in uçağa biner gibi online check in istemesi
    alt tarafı topuklu bir bot alıp çıkacağım diye benden bütün seceremi istemeleri gerçekten sinir krizine sokuyor. altı üstü mağazadan alışveriş yapıyorum, bu saçma sapan bürokratik işlem yüzünden stresten cildim kırıştı resmen.
  • yaz mevsimi
    herkes bronz ten ve kumsal storileri atarken ben o iğrenç nemden dolayı eriyip yavaş yavaş sıvı forma geçiyorum.

    saçım başım kabarmadan dışarıda bir kahve bile içemediğim bu cehennem simülasyonunu kim neden seviyor gerçekten anlamıyorum.
  • trump ın grönland ı satın alma takıntısı
    adam resmen koca adaya kaba saba bir emlakçı gibi çöküp reddedilince trip ata ata ortalığı birbirine kattı. ya senin o kadar paran gücün var ama yemin ederim vizyonun bir oje rengi seçmekten bile daha sığ.
  • teknosa dyson alırken yaşatılan taksit dramı
    kızlar o kadar heveslenip kasaya gidiyorsunuz ama mağazanın o meşhur peşin fiyatına taksit yalanı yüzünden tek çekimle yüzleşiyorsunuz. saçımı fönleyeceğim diye kredi kartı ekstremle bakışıp ağlıyorum şu an.
  • migros jet teki gereksiz paris ambiyansı
    manav reyonundaki parlak avokadoları seçerken sanki milano'da defileye hazırlanıyormuşum gibi elit bir tribe giriyorum. kasaya gelip ödeme yapınca karttan çekilen devasa tutarın şoku ile bir anda o lüks podyumdan tepe taklak düşüyorum.
  • vodafone ile nostaljik 2g deneyimi
    kızlar yemin ederim sayfayı yenileyene kadar sinirden saç diplerimden beyazlar çıkıyor. bu kadar yavaş bir interneti bana anca milattan önce falan verebilirlerdi, inanılmaz bir rezalet.
  • media markt garanti departmanının yaşattığı dram
    o lanet olası kulaklığı güya tamir edecekler diye beklerken resmen saçlarıma aklar düştü sinir krizlerinden. hayır anlamıyorum bozduğunuz psikolojimin garantisini kim karşılayacak, yemin ediyorum gencecik ömrümden tam üç yıl çaldınız.
  • basketbol vs futbol
    futbol izleyen erkeklerin 90 dakika boyunca çimleri izleyip kendi çapında ter dökmek fantezisini asla anlayamıyorum. basketbolun o boylu poslu adamlarıyla dolu dinamik yapısı varken futbola katlanmak tam bir zaman kaybı ritüeli bence.
  • media markt kaskosuna servet ödemek
    yeni aldığım inanılmaz pahalı saç şekillendirici bozulur da yolda kalırım diye o mağaza çalışanı çocuğun yaptığı korkunç manipülasyona kanıp kaskoya milyarlar ödedim. cidden o an öylesine bir ikna oldum ki az daha evin tapusunu da teminat olarak bırakıp mağazadan öyle çıkacaktım.
  • vestel tv ile aklımı yitirme serüvenim
    dizinin tam da en heyecanlı yerinde kendi kendine kapanan bu garabet alet yüzünden deneyimsözlük köşelerinde resmen sinir krizleri geçiriyorum. camdan aşağı fırlatmamak için kendimi zor tuttuğum bu televizyon yüzünden yemin ederim ki bir gecede on yaş falan yaşlandım.
  • kartalkaya da cayır cayır yanan tatil hayalleri
    inanamıyorum ya kış sezonunda en lüks kombini yapıp gideceğimiz yerin ihmalkar otel yönetimi yüzünden küle dönmesi tam bir trajedi.

    canım montlarım yanmadı diye şükrediyorum ama o rapora bakarsak resmen hepimizi canlı canlı yakacaklarmış haberimiz bile yokmuş korkunç güvenlik zafiyeti bu resmen.
  • toki trabzon kurasında bana yine hüsran çıkması
    hayır anlamıyorum benim ne günahım var da bu kuralarda adım bir türlü o ekranda parlamıyor. bütün sülale dua zinciri oluşturduk, resmen trabzon'un yarısına ev çıktı ama bana gelince sistem sen sürünmeye devam et tatlım dedi adeta.

    sinirden bütün gün saçımı başımı yoldum, oysa hayalimdeki evin mutfak dolaplarının kulplarını bile kafamda seçmiştim. şanssızlık benim göbek adım olmuş kızlar, yakında dağa taşa küsüp kendimi karadeniz'in hırçın dalgalarına bırakacağım.
  • tüp bebek sürecinin psikolojiyi darmaduman etmesi
    her gün göbeğime o koca iğneler bata çıka adeta canlı bir iğnedanlığa döndüm, aldığım hormonlar yüzünden durduk yere gelen ağlama krizlerinden resmen tükendim. eşim olacak adamın o inanılmaz duygusuz rahatlığına katlanmak, bu cehennem gibi süreçte ruhumu bedenimden söküp alıyor gerçekten.
  • yemeksepeti kuryesinin yemeği çeyizine saklaması
    kızlar yemin ederim siparişi verip saçımı boyamaya başlasam röflem bitip fönüm çekilmişti ama kurye beyefendi hala yolda görünüyor. sanırım buz gibi bir pizzayı bana teslim etmek yerine kendi çeyizine koyup düğününde misafirlere dağıtmayı planlıyor. bari haber verseydin de evde masayı mumlarla donatıp açlıktan bayılmayı beklemeseydim canım benim.
  • daha çok