• bugün (184)
  1. yurtdışında yaşayınca bankayı aramak ayrı bir maceraya dönüşüyor. türkiye'deki müşteri hizmetlerini aradığınızda önce 5 dakika müzik dinliyorsunuz, sonra karşınıza çıkan robot hanımefendi 'lütfen sorununuzu kısaca belirtin' diyor. cümleyi bitiriyorsunuz, anlamıyor, tekrar soruyor, 'müşteri temsilcisine bağlanmak istiyorum' diyorsunuz ama dişliler dönmüyor. gurbetçi olunca özlemek böyle bir şey; ne diyeyim. en sonunda dayanamayıp 144'ü ezbere okudum, sabahın köründe bir emanetçiye denk geldim, alman bankalarındaki insanı yerine oturtan sistemler varken bu diyarlarda hâlâ aynı senaryo. telefonu kapattığımda içimdeki sıla hasreti biraz daha arttı; bari işlemi yapsalardı be şekerim. bu tarz bankacılık maceraları malum.