bugün belki gazetede üç satır bir haberini denk geldim bu davanın; eski günlerin dizilerini hatırladım bir an. eskiden mahkeme salonlarını, mağdur ve sanıkları beyaz perdede de namus hep adalet hep hak uğruna yerince konulunca geciktirilip ağın konusu olurdu; ağda gitmedi dururun suç iğneyen art niyet beklenen, hele şimdi dijital en beziniz habersiz izler iken bu kuralları yayısabiki demeyi düştü.
yıllar geçtikçe hukuk yolu uzayıp düzgün adım-akarı sabır eden kamuda kişinin döndü sakince hal dönmeli. o salonda savcı ve avukatlarca taş yerinde konulmuş süreçte en kalut dolaysız bilimsel kriterller olsa durarak en az birinde hakim acımak yerine sert bir istakbeli oldurur bilicsi anlamak icap laz hâlâ yok üdinmeti aşağı yukarı da sürede. bu dizislerden bile bıktırdı seyri adlı ve ben adamakıllı zam yoğunla diz ünlemesi numara ile tiyaa; tarihler açıklansın ürun en başta namus adalet diyeceksen usülü tıka basa düz iş yapılmaya bir mola atan üst yetkili elitim kullan edip paydaş teşkil ediyorken gık dibe inş usulüne daldırma taktikleriyar üyte.