• bugün (167)
38 entry daha
  1. bu duyguyu tam olarak kelimelere sığdıramıyorum sanırım, gece olunca telefonun alarmına bakıyorum, hiç bildirim yoksa içim rahatlamıyor tam tersine kötü geliyor. en ufak sallantıda beş dakika çıkıp arka sokaklara yürüyorum, kimseye de söylemek istemiyorum, yorgunluk gibi geliyor bir yerden sonra.

    inşaatı güven diye yedirdikleri binaları görünce büsbütün susuyorum, her gün yirmi yenisi dikiliyor sanki. kendime yer arıyorum kâğıt üstünde, gidip komşunun kapısını dinliyorum. iş yerinde de aynı, zaten hazır ol dedikleri binada bile baston gibi merdiven var, kalbim çıkana kadar inerim. zor.
  2. dün yatak odasında eşlenmeyi yeniden ayarlarken fay dayanıklı mı diye duvarına korkuluğa baktım, çünkü bu işi bizzat tecrübe diyeceğim. benim çocukların montaj hariç söyleyeceğim şu: deprem çantasının içine koyduğun bisküvi ve konserveler çok dayanıyor da su gerçekten bitiyor, iki litre yetmiyor. avizeyi takıp düşmesin diye kancayı sağlamlamayan çıraklar var, ben yaşadım diyim haberin olsun.

    şehirde arçelik servisteki adam bana yatay kontrol için bir fikir verdi, onu unuttum evin duvarına sabitlediğim dolap civatasını geçen hafta iyice sıktık. kesin bu kadar büyütmenin anlamı yok diyen olabilir, aman allah korusun büyüyünce büyük olur. ben çocuğun yatağının yanına bir fener koydum, buna eklenecek bir şey daha gelirse markette alırım. tanıdık biri anlattı; önemli olan elinde planın, dolabında suyun olması, gerisini biriktirmek yerine fişlere not düşüyorum.