• bugün (177)
  1. pencereden bakıyorum, dışarıda yağmur çiseliyor, cebimde binlerce yılın burukluğu ile starbucks'ın önünden geçen insanların kekrelenmiş bakışları var. sanki büyükşehirde bir bardak kahvenin keyfi, mahallemizdeki küçük çay ocağının demlik muhabbetinden kat be kat yüksekmiş edası. ama nereye baksam bir küçük bardağın fiyatı marketteki kg pirinci hiçe sayıyor, olacak iş mi bu?

    bu tarz hesaplar kafama yerleşince şöyle içimi tablo gibi türetiyorum: ne bu nehir kenarında kişiliğini kahveye yatıranlar eksilmiş ne eşyalı evini satıp duble kahveye koşanlarçoğalmış. hani moda ve zevkler, ama ben hep aynı apartman penceresinden eski semtimin kızıllığını hatırlıyorum. bu uzun zamandır sürüp giden bir mekan ritüeli.

    (bkz: şehrin hayali taşınma dakikaları)
   tümünü göster