• bugün (197)
  1. yeşilçam filmlerinde devlet dairesi sahnesi ayrı bir sahteliktir ama bir o kadar da insanın içine işler. masada daktilosu tıkırdayan memur, her zaman sinirli, her zaman kaşları çatık. 'evrak hazır değil' der, 'gel yarın', oysa filmde hiçbir iş bitmez. çankaya'da bir memurun yüzü asıktır; bütün yol boyunca camin sesi, borular öter durur. evet böyle bir sahnede bürokrasi, bir aşk engeli olur çoğu zaman. ayrılık buradan başlar: iki sevdalı bir imza yüzünden ayrı düşer. yeşilçam'da işler hep uzar, beraat için gelen adliye üç yıl sonra fonu çıkar gösterir. karakterler de bu kalıbın içinde savrulur. açıkçası o eski filmleri şimdi izlerken, bir yanım güler: Geçmeyen yıllar onların dünyasında da bizimki gibi sabah mesaisiyle başlar, evrakla biter. O atmosfer biraz içimi buruksa da, günün sonunda hepsi gelip yerine oturur.
   tümünü göster