• bugün (193)
  1. uzun süredir izleyen biri olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki işin sırrı göz atma listesinde değil; o kadar çok içerik var ki insan kayboluyor. bir akşam aşırı yapım ve drama izlemek istemediğimde kısa metrajın dibine vurdum, açıkçası belgesel tarafında üretilen ve gerçek hayatı anlatanlar beni bir saat bile sıkmıyor. tabii katalogdaki bazı büyük prodüksiyonlar albeni unsuru olarak parlayıp sona doğru dağılıp gidiyor, bu yüzden başlamadan önce sertifikalara ve eleştirmen sayfasındaki yorumlara bakıyorum. yalnız herkes bana kızıyor çünkü bazıları 'netflixe oturur on dakikada biten belgesel mi izlenir' diyor; yirmi dakikada bile vermediği mesajı, iki saatlik çoğu film veremiyor bana göre. üstelik kendi yapımları içinde gerçek olaydan uyarlamalar çok daha güçlü bir dramatik kurguyla geliyor ama unutma, hiçbirisinin keyfi o akşamki ruh haline bağlıdır. hangi tür insanı tavsiye listesi berbatsa, ben de tatmin olmadığım bazıları şımarık geliyor o ayrı. alt yapıyı sevip bir solukta geçenler size keder ve hastalık gibi iki geniş konuyu tok karnına izletiyor; agresif dedektif kilerinde kesin 'solda üçüncü, dördüncü bölüm' ritmi var. belki de en hayırlısı dokuzuncu bölüme kadar izleyip, sonlara geldiğim küçük bir tık kopukluğunda yeni bir sinematik evrene geçmek olabilir.
   tümünü göster