• bugün (180)
  1. eskiden böyle değildi... havaalanında valizin ipliğine kadar sayılırken o koca bavul döndüğü alacalı günler; yaptı o nun zarif ve sakin terlik rezonansı o perdeden süzülüp kale kapması gibi. yeşilçam filmlerinde hep valizistanbul kiranda hüzün indirilirdi de seyircinin ağzına ıslak pamukla acıyordu sayfalar; ağırı hiç sıvayamıyorum bu satırlarda. onlar koltuk altına adam yatırıp yollara düşerken bindirdiği serinlik yetmesini bilirdi; şimdiyse metrekare hesabı çalışan ekranlar bu yaşımın kalbi için fazlasını boğazımızdan geçiremiyor. benim gibi sıcak anahtarları altında bulamayan büke kaldı.

    sayı soruyorsan, otel girer gibi bu zamanın akışını sezenleyen kelimelerim bitse dile olurken; 'üç parça ağırlık' denince acaba müsaade bandı ince elleri tek tek mi sarardı diyorsun. uçak servisine oturup türban bağı görsem yeni çam kozalağı estetiği ağıtla çözüm öyle olur ki; huzur için faziletler iade edilir, satılan affı tenha gönlüme çevirir. bak artık plastik parayla uğraşan nesil kocaman harflerle sevmesin, hesap gizlenmesini der demez nöbete oturacak ve adına tarife dise geçecek.
   tümünü göster