• bugün (174)
  1. iki tarafı da görelim istiyorum ya da bakmaya çalışıyorum: bir yanda şoförün akaryakıt, bakım, vergi ve altından kalkamadığı masraf kalemleri var; öbür yanda yolcu akşamın bir randevusuna otobüsle gidip kalabalıkta yorulmak istemiyor. sıkışan ise hep fiyat dengesinde kalan biziz. bence asıl mesele talebin yoğun olduğu saatlere sıkışan kısa süreli zamlar; katedilen havaalanı mesafesi bambaşka bir matematik.

    ankara'da en yoğun saatte kısa yol için hesap sonradan dudak uçuklatabiliyor, sistem bunu çok nadir olsa da duyardaa bildirse de his bize hiç öyle gelmiyor. açık konuşalım, herkes "bu parasızlık niye" diyor ama taksiden indiğinde yüzde yirmilik kalem kimin cebinden ne kadarı oraya gidiyor diye sormuyor. ben ne eminim ne taraftarım, sadece gözlemciliğim şunları yazmayı gerektirdi.

    (bkz: toplu taşımayla deve olmadan şehir turu)
   tümünü göster