-
mülakatı 5dk - uygulamada 5 yüzyıl bekleyip havadan sudan bileti almakla kıyaslıyorum: hızlı alırsın ama mülakata iyi hazırlanmazsan konser bile canımı sıkmıyor, en azından sahnede iptal olmaz insan. iş görüşmesine gidene kadar kafada kurulan senaryolardan akşam kargo şubesine düşen kolilerden daha fazla parça var.
şöyle garip bir şey var ki mülakat paniklemesi, manavdan sipariş gibi anlık yaşayınca CVine güveniyorsun yine de salonun kapısını direksiyona kitlemiş hazır hissediyorsun; içeridekilerin gözünün içine baktıkça unutkanlığın iyi.. gözlere ferah zindelik derler. esas çıkmaza ise şu günlerde pratik kolaycılık ile büyük bir gecikmeden sonra yuvarlanıyorsun: internetten başvur sitelerinin hızı sen derin mülakat sonunda yarı unutulmuş uygulamana 1 geceden ne oldu acep'ten enden de soru işareti tohumları bin.
çözümüm net: yola vaktinden fazla süre ve serin yürekle çıkmaktan ibaret, gerisi hatırlardaki bozulan zil rayları gibi zamanlı bir yol, artık kendiliğinden akar.
(bkz: özgüven her şeydir) -
mülakata girmeden önce insanın içi kıpır kıpır oluyor, karşıdakinin yüzüne bakınca da 'ben bu işi ve bu heyecanı ne yapacağım' diyorum, ne televizyon kanalı taklitlerinde ne de yapay gülümsemelerde kendimi buluyorum, ama denge kurmaya çalışıyorum, heyecanıma rağmen.
-
mülakat denince aklıma ilk gelen şey o bekleme anı. salonda oturuyorsun, diğer adaylarla göz göze gelmemeye çalışıyorsun, içeriden biri çıkıyor ve adın okunuyor. ben bu işe girdiğimde önlük cebime koyduğum not kağıdına tüm soruları yazmıştım, meğer orada da beynim o kadar yanıt hep duruyormuş. heyecanını saklamaya çalışırken sesin titriyor ve olan oluyor.
-
aman canım, mülakat deyince dizim titrer ama içeride karşında oturan da insan sonuçta; iyi ki kargodan gelen kutu gibi açılmıyoruz, sorulara içten cevap ver gerisi gelir şekerim.
-
mülakat denilen olay hep ilginç gelmiştir; bazen doğru soruyu sorduklarına şahit olursun, bazen de inanması güç sorular duyarsın. insan girerken iki taraf için de bir sınav bu, karşılıklı güvenin yanında hayal kırıklıkları da film şeridi gibi akıp geçer. gözlemci biri olarak söylüyorum, iş görüşmelerinde söylenen ile yaşanan çoğu zaman ayrı yerlere gidiyor. işe kabul edilmek bir yana, doğru sayaçtan mesaj yanıtı almazsan iş hayatındaki ilk küçük hayal kırıklığın orada başlıyor. hatta sessiz kalınan anlarda odada kopan o sessizliği ben hep bir aptalca gerilim saymışımdır. tam karar verememişken iş verenin 'neden tercih etmiyorsunuz' sorusu bissüre cebinizde kalabilir. ama inanın ne kadar uğraşırsanız uğraşın, bir görüşme iki tarafta da kalıcı iz bırakıyor. herkesin bol şansı olsun efenim; kenardan izleyen insan bile yoruluyor.
- bugün (171)
- / 6
- pınar et güvenilir bir marka mı
- sgk emeklilik işlemleri neden bu kadar zor
- netflix türkiye içerikleri
- spotify çalma listeleri 3
- süleyman şah türbesi temizlenmesi
- trend yol express kargo
- hepsiburada kargo gecikmesi
- kedi sahiplenmek isteyenlere öneriler
- bauhaus müşteri hizmetleri
- terapi deneyimleri
- kemal sunal
- toksik ilişki 3
- fenerbahçe mi galatasaray mı
- istanbulda yaşanır mı
- defacto iade ne zaman ışık görür
- sigarayı bırakmak üzerine
- komplo teorileri hakkında
- hızlı teslimat beklentisi
- koton beden uyumu
- spor salonu üyeliği 2
- en iyi türk rapçi
- diyet sürecinde yaşanan zorluklar
- pınar et sipariş deneyimi
- burger king menü fiyatları
- pınar et ürünleri güvenilir bir marka mı
- pınar et ürünleri güvenilir mi
- hızlı okunacak kitap tavsiyeleri 2
- gece uyuyamamanın sebepleri
- kedi mi köpek mi sorusu
- mülakatlarda en çok sorulan sorular
- / 6