• bugün (192)
27 entry daha
  1. türk telekom un altyapısı deyince aklıma hep o meşhur laf gelir: 'bir arıza kaydı oluşturduk'. bu kayıt o kadar kutsal ki, sanki vatandaşın dilekçesi doğrudan allah a gidiyor da geri dönüşü yok. 45 yaşındayım, emekli memurum, e-devletten sgk ya kadar her kurumun bürokrasisini bilirim ama bu firmanın arıza takip sistemi bambaşka bir boyut. aradığında karşındaki ses o kadar nazik ki, 'internetiniz yok ama umudunuzu kaybetmeyin' der gibi. haftalarca beklersin, gelmezler. en sonunda bir usta gelir, elindeki kabloya bakar, 'bu hat eski, değişmesi lazım' der ve gider. oysa ben de biliyorum ki bu hattın değişmesi için önce o arıza kaydının muhatabını bulmak lazım. ben bulamadım, siz bulursanız haber verin.

    neyse ki bizim mahallede artık alıştık. kutuya giden kabloları kendimiz bağlıyoruz, modem resetlemeyi marifet sayıyoruz. emekli olduktan sonra bu sorunlarla uğraşmak bana hobi gibi gelmeye başladı, sinirlerimi sağlam tutuyor. ama şu var ki bu ülkede sabır her şeyi çözmüyor, bazen bir kazma vurup kendi hattını çekmen lazım. bu bakınıza dair de bir şeyler yazmıştım, buradan bakabilirsiniz.

    (bkz: arıza kaydı efsanesi)