• bugün (192)
11 entry daha
  1. yurtdışında yaşayınca insanın diyeti de farklılaşıyor. almanya'da her şeyin 'light' ürünü varken, ben türkiye'den annemin gönderdiği paketi iple çekiyorum. ama diyet işini almanya'da kesin kurallarla yapıyorlar; paketi aç, gramajı tart, kalorisine bak. hollanda'ya gidersen aaa başka hikaye, her şey sokakta ucuza satılan şeyler ve sen masaya oturacaksın yine makarna. gurbette iki kültür arası gidip gelmek yetmiyor, bir de bel ölçüsü arasında mücadele ediyorsun. en son kendime dedim; 'türkiye'deyken bile lastik macununa dayanamıyordun, burada ne arıyorsun?' işte bu yüzden diyet deneyimlerim çok etkili oldu ama hepsi de kendi içimde kaldı.

    ayrıca ben bu diyet meselesinin bir de manevi boyutu olduğunu artık öğrendim; kimine şifa olsun diye bir iki ekmek yiyorsun, gurbette kimse kimseye yemek yapmıyor çünkü herkes kendi tabağından besleniyor. düşünüyorum da bu türkiye'de yazılacak bir mevzdu herhalde. buradaki konserve, gurbetçi olduğun zamanların süsü. ama sevdiğim kişi de isterse 'gel sende akşam bezelye yiyelim' diyebilir; asla demiyor tabi, çünkü perihan kendi hayatında diyet. (bkz: yurtdışında diyet yapmak)