• bugün (190)
1 entry daha
  1. uykusuzluk benim için iradeyle kazanılacak bir savaş; yıllarımı verdiğim bir cephe. otuz küsür yıl önce gençken geç saatlere kadar çalışabilirdim, sabah dinç uyanırdım. şimdi mi? gece üçte gözlerim açılıyor, kafamda hesaplar, gelecek telaşı, iş kaygıları... kısa bir uykuyla yetinmeye çalıştığım zaman bedenim intikdıbını alıyor. bu yüzden yatak odasından teknolojiyi çektim; cep telefonu koridorda, hatta çoğu zaman başka bir odada şarjda duruyor. her gece aynı saatte yatmaya ve sabahın ilk ışığında uyanmaya gayret ediyorum.

    hala bazen olmuyor, o kadar basit değil. ama asıl değişikliği çayı bırakınca gördüm; akşam dörtten sonra çay, gece yarısından sonra bir kahve tahayyülü... çare sandığım birçok alışkanlığımdan vazgeçtim. şimdilerde tavsiyem; uykusuzluğun ilacı melatonin değil düzenli tempoda bir nefes egzersizi ve akşam yürüyüşü. arkadaşlarım benimle dalga geçer ama gir bir bilsinler, önceki akşam beş kilometre yürüdüğümde dört saat kesintisiz uyku benim için büyük başarı.