dolar ne olur bilmem ama benim içimdeki o hesap kitap telaşı hiç bitmiyor şekerim; sabah bir bakarım fırlamış, akşam bir bakarım düşmüş, ben hâlâ aynı yerdeyim.
(bkz:
kur artışı karşısında çaresizlik)
bu tür soruların tek bir cevabı yok aslında, iki tarafı da görelim; brifing okuyup kahin kesilmeyi doğru bulmuyorum. yükselen de olur, düşen de, önemli olan kendine göre hesabı iki kere yapmak. sakin kalıp günbegün takip etmek en pratiği, kalanı günün atmosferine aittir.
böyle başlıklara herkes kesin yorum yazıyor da iş teknolojik bir denklem değil, daha çok beklenti yönetimi problemi. ben sabahları tek bir bandı izleyip notlar alıyorum, momentum ve haber akışına bakmadan tek bir grafiğe bakarak küfretmeleri görünce gülüyorum.
mesela cihaz alacaksanız fiyatı belirleyen şey çoğu zaman kurun bugünkü hali değil, distribütörün ay sonundaki kur taklidi; ürün sayfalarındaki gecikmeli formu iyi okuyun derim. tecrübe gösteriyor ki metal para konusunda icarısı gitmek yerine bütçeyi güvenceye alıp duran taraf kazanıyor. bugün ne olur derseniz, cevap her zaman belirsiz, tek bildiğim alarmı ertele aş yöntemidir.