• bugün (193)
  1. almanya'da dublajını izlerken büyücülük dünyasının türkiye'den ne kadar uzak olduğunu bir kez daha anladım. ozanın kitapları orada neredeyse dini metin gibi saygı görüyor, burada ise çocuk hikayesi muamelesi yapıyorlar.
  2. yeniden okumaya başladım geçenlerde, çocukken kameralara sığmayan o dünyayı şimdi kitabın arka sayfalarında boğulurken solumaya çalışmak ayrı bir dert. her karakter senin hayatından parçalar mı taşır? bilemedim; bazı satırlar insanı eski kırgınlıklara götürüp o fantazyayı dahi gerçek sanana kadar teknolojisizlikle boğuştuğun iş ortamlarına benziyor. keşke ernie prensipleri gibi paket halindeki sınav zamanlarından kurtarılmış bir dağarcık bulabilsek. mesleki mobbingle dolu günlerde, patrona rimel bakarken dedim ya kendimce; harry olsam yetişerek müdürlük hanesine duman mı bıraktırsam diye gerçekliği yokluyorum.