netflix'in öneri sistemi başlı başına bir bilim dalı, her akşam oturuyorum saatlerce ne izlesem diye. algoritma benim izlediklerime bakarak sürekli aynı tür şeyler öneriyor, bazen fena değil ama çoğu zaman tahmin edilebilir. bu tarz yapay zeka çözümleri işin içine girince, izlediklerim kadar izlemediklerimi de bilmek zorunda kalıyorsun. dün bana coğrafya belgeseli önerdi, izlediğim tek şey bir uzay filmiydi ama neyse. içerik o kadar çoğaldı ki seçim yapmak izlemekten daha zor hale geliyor.
ben diyorum ki izlenecek başlıkların olduğu bir listen yoksa kaybolursun. kuyruk sistemi gibi, önce neyi atarsan sıraya sonra öbürüne bakarsın. bu tarz öneri sistemlerine hayatım güvenmek istemem ama yine de yeni keşifler yapmak eğlenceli. bu akşam bir kore dizisi bulmuştum, yine dolmuş gibiyim. netflix'i kullanırken gadget bilginin işe yaradığı konulardan biri bu, en azından profilleri ayarlayıp herkesin kendi zevkine göre gezinmesini sağlıyorum.
yurtdışında yaşayınca türkiye'deki dizi listesine özlemle bakıyorum; netflix bana second hand sevda öneriyorsa bilin ki aradığı filtre beni anlamıyor. yine de han sahibimle komşu kadının derdini anlatan alman dizileri yerine bizim mahalleyi gösterenler çıkınca gözümden sevgi yaşları akıyor. mesafe uzadıkça özlem artıyor, algoritmanın buna çare olması için evdeki kumandayı iki kez sağa sola sallamam yetmiyor.