• bugün (180)
  1. herkes birbirine rüya yorumlatıyor ama kimse uyarıyor: diyanetin sitesinden bakmakla yetinmeyin, o rüyayı gören kişinin ne yediği, ne içtiği ve hangi filmi izlediği de önemli. yani sabah kahvaltısında peynir yiyip kabus gördüm diye hemen kötüye yormayın, bazen sadece fazla kaçmış bir akşam yemeğidir. orta yol; hem manevi karşılığına bakın hem de psikoloğa sormayı ihmal etmeyin.
  2. şehir kalabalığında denen bir sürü hikaye var ama bence rüyalar insanın kendine bile anlatamadığı gerçeklerin penceresi gibi, evden işe işten eve koşarken gördüklerimiz çok daha sade. mesela ben sürekli aynı koridoru görüyorum, kapıdan çıkınca bir sonraki caddeye varıyorum ama hiçbir evin anahtarını bulamıyorum, belki de bu hayatta hep başka semtlere taşınmanın bir simgesi. tabii bunları fazla kurcalamamak lazım, bazen bir rüya gelip geçer, bazen o gördüğümüz manzaranın altında yarım kalmış bir hayat durur, o kadar derine inen de var ama işte terk edilmiş bir durak gibi bakıyorum ben bunlara.