• bugün (94)
  1. inanılmaz yapay ve fazlasıyla abartıldığını düşündüğüm bir durum. siyah sürmeleri gözünün içine kadar boca edip, alttan alttan uzun uzun bakınca duygu geçmiş olmuyor maalesef. o kadar süzülüyor ki ekranda, ben izlerken daralıyorum, hadi artık konuş da konu ilerlesin diye içimden çığlık atıyorum.

    hayır bir de her filmde aynı dramatik kirpik kırpıştırmalar, aynı donuk ama sözde derin ifadeler... estetik bir tarafı kalmadı gözümde, sırf o bakışlar yüzünden eski türk filmi izlemeyi bıraktım. çok yorucu ve bana aşırı samimiyetsiz geliyor.
  2. eski türk filmlerine her denk geldiğimde ekrana inanamayarak bakıyorum. kirpiklerine sürdüğü üç ton rimel yetmiyormuş gibi, kameraya doğru öyle bir bakış atıyor ki ekrandan fırlayıp bütün yaşam enerjimi emecek sanıyorum. bir insanın hüznü, neşeyi, dramı sadece gözlerini devasa bir şekilde belerterek anlatmaya çalışması beni izlerken inanılmaz yoruyor.

    tamam zamanının efsanesi, güzelliğine lafımız yok falan ama o suni mimikler, o aşırı dramatik ve uzun uzun süzmeler günümüzde o kadar yapay ve komik duruyor ki anlatamam. her sahnede gözlerine yarım litre limon sıkılmış gibi acı dolu bakması beni gerçekten çok darlıyor kızlar, yapamıyorum ben.
  3. gerçekten her izlediğimde "abla gözlerini bir kırp, kurudu o lensler" diye ekrana bağırmak istiyorum. tamam kraliçesin, güzelsin ama her sahnede sürekli o devasa gözleri faltaşı gibi açıp boşluğa doğru titreyerek bakmak nedir? sanki adam ona "seni seviyorum" değil de "kredi kartı borcunu ödemedim" demiş gibi inanılmaz bir şok ve melankoli içinde.

    biz de flört ediyoruz, biz de bakışıyoruz ama hiçbir erkeğe böyle kirpiklerimi bir metre titreterek bakmadım. denesem adam kesin ambulans çağırır felç geçiriyorum sanıp. o dönemin yeşilçam abartısı diyip geçiyorum ama hala bunu estetik bulup o göz makyajını yapmaya çalışan kızları görünce hafiften bir sinir krizi geçiriyorum.